Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
AKF: Eğmek, meylettirmek.
AKF: Hapsetmek. Vakfetmek.
AKFA: (Kafâ. C.) Başın arka kısımları. Enseler.
AKFAL: (Kufl. C.) Kilitler. Kapı kilitleri.
AKFAR: (Kafr. C.) Sahralar, çöller.
AKFAS: (Kafas. C.) Hamal küfeleri.
Kafesler.
AKFEN: Kulağı küçük ve kalın olan.
AKFER: Çok kısır, en kısır.
İki ön ayakları dirseğine kadar beyaz olan at
İçerisinde 'AKF' geçenler
AKFA: (Kafâ. C.) Başın arka kısımları. Enseler.
AKFAL: (Kufl. C.) Kilitler. Kapı kilitleri.
AKFAR: (Kafr. C.) Sahralar, çöller.
AKFAS: (Kafas. C.) Hamal küfeleri. * Kafesler.
AKFEN: Kulağı küçük ve kalın olan.
AKFER: Çok kısır, en kısır. * İki ön ayakları dirseğine kadar beyaz olan at
FAKFAKA: Köpeğin korkudan ürümesi.
FAKFAKA: Ahmak adam.
FAKFON: Kim: Çinko, nikel ve bakırdan yapılan gümüş görünüşünde bir halita.
GAKFEKA: Doğan sesi.
GALLE-İ VAKF: Vakfın faide ve mahsulü. Bununla vakfın tabiî ve hukukî semereleri anlaşılır. Vakıf paraların ticareti ve vakıf akarların kirası, vakıf bahçelerin sebze ve meyveleri bu kabildendir.
LAKF: Yutmak, bel etmek.
NAKF: (C: Nuküf-Enkâf) Başı dimağından yarmak. * Bakış, nazar.
SAKF: Dam, çatı, tavan. Asuman, gökyüzü.
SAKF-I MERFU': Yükseltilmiş dam, tavan.
SAKF-I MUALLÂ: Yüksek gökyüzü.
SAKF: Hızla almak. Sür'atle ahzetmek.
TAKFİL: (Kufl. dan) Kilitleme veya kilitlenme.
TAKFİYE: Kafiye yapmak. * Bir kimsenin ardınca olmak.
VAKF: Bir kimseyi veya bir şeyi alıkoymak, durdurmak. Kımıldatmamak. * Hareketten fariğ olmak, imsak etmek. Hapsetmek. Aslâ satılmamak, başka şeye tebdil olunmamak şartı ile bir mülkü Allah yoluna vermek. Menfaatı hayır nevilerinden birisine âit olmak üzere bir mülkü ilelebed vermek. * Tecvidde: Durmak ve durdurmak mânalarına gelerek, nefesle beraber sesin kesilmesine denir. Yâni: Kur'an-ı Kerimi tilâvet ederken herhangi bir kelime üzerinde bir müddet sesi kesip, nefes alarak dinlenme halidir.
VAKF-I HAYAT: Hayatını vakfetme. * Ömrünü tamamen din hizmetine vermek.
VAKFE: Bir hareketin geçici olarak durdurulması. * Durak. Durulacak yer. * Hacıların Hac esnasında Arafat'taki tevakkufları olup, eda etmeğe mecbur oldukları şartlardan birisidir.
VAKFE-İ HAYRET: Hayret duraklaması.
VAKFEGÂH: f. Durak yeri.
VAKFETMEK: Fık: Bir malı veya bir şeyi bir işe bağlayıp o yolda devamlı kılmak. * Bir şeyi karşılıksız olarak Allah yoluna vermek.
VAKFÎ: Vakfa âit, vakıfla alâkalı.
VAKFİYE: Mülkün vakıf olmak keyfiyyeti.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AKFA : (Kafâ. C.) Başın arka kısımları. Enseler.
AKA : İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...