Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AKLİYYE: | Akılcılık. Akıl ile anlaşılan ve bulunan. Akıl hastalıkları. |
| İçerisinde 'AKLİYYE' geçenler | |
| BÜRHAN-I AKLİYYE: | Akla dayanan bürhan. |
| MELEKÂT-I AKLİYYE: | Tecrübe neticesi aklen bilinen kolaylık, tecrübeden doğan bilgililik. |
| VESAİT-İ NAKLİYYE: | Nakil vasıtaları. Taşıtlar. (Vapur, tren, otomobil gibi) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AKLİYYAT : | Müşahedeye ve tecrübeye girmeyen ve sadece akıl ile düşünülen şeyler ve hususlar. Nazarî meseleler. (Bak: Mücerredât, Ma'kulat)(Arkadaş! Kalb ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da, ulum-u akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir. Demek mânevî olan hastalıklar, insanlarıaklî ilimlere teşvik ve sevkeder. Ve akliyat ile iştigal eden, emraz-ı kalbiyeye mübtelâ olur. M.N.) |
| AKLÎ : | Akıl ile bilinen veya bulunan şey. Akla mensub. Akla dâir ve müteallik. |
| AKL : | Sürmek. * Ölmek. * İp ile bağlamak. |
| AKA : | İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar. |