Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AKNA: | İnce, yumru burunlu kimse. |
| AKNA': | En çok kanaat getiren, en mukni'. |
| AKNAN: | (Kınn. C.) Kullar, köleler. |
| İçerisinde 'AKNA' geçenler | |
| AKNA': | En çok kanaat getiren, en mukni'. |
| AKNAN: | (Kınn. C.) Kullar, köleler. |
| ARAKNAK: | f. Terlemiş, terden ıslanmış, ter içinde kalmış. |
| İSTİNTAKNÂME: | Huk: Sorguya çekilen kimsenin ifâdesinin yazıldığı kâğıt. |
| MAKNA': | Kanaat edip râzı olacak yer. * Şâhid, adâlet şâhidi. |
| MAKNAT: | Ümit kesecek yer. |
| NAKNAKA: | (C.: Nekanık) Kurbağanın ötmesi. Tavuğun gıdaklaması. * Ses. |
| ZAKNA': | Uzun. * Kaba, yoğun. * Eğri. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AKNA' : | En çok kanaat getiren, en mukni'. |
| AKA : | İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar. |