Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
AKSA': Boynuzu arka tarafına kaymış olan koyun.
AKSA: En uzak. En son. Kusvâ. Nihayet. Irak.
AKSÂ-YI BİLÂD: Bir memleketin sınır bölgeleri, hudut beldeleri.
AKSÂ-YI EMEL: Mefkûre, ideal, gaye-i hayal.
AKSA-YI GARB: Uzak garp, uzak batı.
AKSA-YI MERAM: Meramların, arzuların en sonu. Emellerin son haddi.
AKSÂ-YI MERÂTİB: Rütbelerin, mertebelerin en büyüğü.
AKSÂ-YI ŞARK: Uzak Doğu. Çin, Japonya gibi yerler.
AKSÂ-YI TERAKKİ: Tekâmülün son basamağı. Terakkinin son hududu.
AKSAB: (Kusb. C.) Kalın bağırsaklar.
AKSAD: Kırık şey.
AKSAKAL: Köy ihtiyarı. Köy ihtiyar heyetinin başı.Muhtar.
AKSA-L-GAYAT: Gayelerin en ilerisi, en büyüğü.
AKSAM: Dişi yarısından ufanmış.
Boynuzsuz davar.
AKSAM: (Kısım. C.) Kısımlar. Bölümler. Parçalar.
AKSAM-I SEB'A: Yedi kısım.
Gr: Kelimelerin (sahih, misâl, muzaaf, lefif, nakıs, mehmuz, ecvef) bölümleri.
AKSAM-I SELASE: Üç kısım.
Gr: İsim, fiil, harf bölümleri.
AKSAR: (Akser) Daha kısa. Pek kısa. En kısa.
AKSAT: Çok doğru olan şey. Ayakları kuru olan hayvan.
AKSAT: (Kıst. C.) Hisseler. Nasibler.
AKSATA: (Bak: Ahz u ita)
AKSAY: Çok uzak.
AKŞAR: (Akşın) Doğuştan derisi, kılları beyaz olan insan veya hayvan.
İçerisinde 'AKSA' geçenler
AKSA': Boynuzu arka tarafına kaymış olan koyun.
AKSÂ-YI BİLÂD: Bir memleketin sınır bölgeleri, hudut beldeleri.
AKSÂ-YI EMEL: Mefkûre, ideal, gaye-i hayal.
AKSA-YI GARB: Uzak garp, uzak batı.
AKSA-YI MERAM: Meramların, arzuların en sonu. Emellerin son haddi.
AKSÂ-YI MERÂTİB: Rütbelerin, mertebelerin en büyüğü.
AKSÂ-YI ŞARK: Uzak Doğu. Çin, Japonya gibi yerler.
AKSÂ-YI TERAKKİ: Tekâmülün son basamağı. Terakkinin son hududu.
AKSAB: (Kusb. C.) Kalın bağırsaklar.
AKSAD: Kırık şey.
AKSAKAL: Köy ihtiyarı. Köy ihtiyar heyetinin başı.Muhtar.
AKSA-L-GAYAT: Gayelerin en ilerisi, en büyüğü.
AKSAM: Dişi yarısından ufanmış. * Boynuzsuz davar.
AKSAM: (Kısım. C.) Kısımlar. Bölümler. Parçalar.
AKSAM-I SEB'A: Yedi kısım. * Gr: Kelimelerin (sahih, misâl, muzaaf, lefif, nakıs, mehmuz, ecvef) bölümleri.
AKSAM-I SELASE: Üç kısım. * Gr: İsim, fiil, harf bölümleri.
AKSAR: (Akser) Daha kısa. Pek kısa. En kısa.
AKSAT: Çok doğru olan şey. Ayakları kuru olan hayvan.
AKSAT: (Kıst. C.) Hisseler. Nasibler.
AKSATA: (Bak: Ahz u ita)
AKSAY: Çok uzak.
AKŞAR: (Akşın) Doğuştan derisi, kılları beyaz olan insan veya hayvan.
HÂKSARÎ: Perişanlık, düşkünlük, rezillik.
MAKASID-I AKSÂ: En uzak, en son ve en büyük maksadlar.
MAKSAD: (C.: Makasıd) (Kasd. den) Kasdolunan ve istenilen şey. Merâm, gâye.
MAKSAD VE MÜSTEKARRIN TEMEYYÜZÜ: Kelâmın maksadının ve karar kıldığı yerin açık olarak belli olması.
MAKSAL: Mahsul ekilen yer.
MAKSAR: Nihâyet, son, netice.
MAKSARA: (C: Mekâsır-Mekâsir) Köşk, kasr.
MESCİD-İ AKSÂ: Kudüs'te çok eskiden gelen peygamberlerin (A.S.) yaptırdıkları mâbed.
MAKSAD VE MÜSTEKARRIN TEMEYYÜZ: Kelâmın maksadının ve karar kıldığı yerin açık olarak belli olması.
NESAKSÂZ: f. Tertib eden, düzenliyen, tanzim eden, düzen veren.
RAKSÂN: Rakseden, dans eden, oynayan.
RAKŞA': (C.: Rukaşâ) Alaca yılan. * Süslü kadın.
SAKSAKA: Sığırcık kuşunun ötmesi. * Çok söylemek, çok konuşmak. * Serçenin terslemesi.
ŞAKŞAKA: Doğan kuşunun veya serçenin ötmesi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AKSA' : Boynuzu arka tarafına kaymış olan koyun.
AKS : Karıştırmak. * Bir ağaç cinsi.
AKA : İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...