Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AKSU: | t. Gözlerde görülen bir hastalık. |
| İçerisinde 'AKSU' geçenler | |
| MAKSUD: | Kasdedilmiş. Kasdedilen. * İstenilen şey. İstek. Arzu. Gâye. |
| MAKSUM: | Taksim edilmiş, ayrılmış, bölünmüş. * Kısmet, nasib. |
| MAKSUR: | Zoraki, cebren. Elinde ve ihtiyarında olmadan. |
| MAKSUR: | (Kasr. dan) Kasrolunmuş, kısaltılmış, kasılmış, alıkonulmuş. * Mahbus. * Kasrolunmuş nesne. * Gelinin üzerine tutulan duvak. * Gr: Bir kısım arapça kelimelerin sonunda yâ şeklinde yazılan, fakat elif gibi okunan harf. ( : Dâ'vâ) kelimesinde olduğu gibi. Buna, "Elif-i maksura" denir. |
| MAKSURE: | (C.: Makasir) Câmilerde etrafı parmaklıkla çevrilmiş biraz yüksekçe yer. |
| MAKSUS: | Kesilmiş, kırpılmış. |
| MAKSUV (MAKSIYY): | Kulağının ucu kesilmiş deve veya koyun. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AKS : | Karıştırmak. * Bir ağaç cinsi. |
| AKA : | İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar. |