Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
AKUR: Yaralıyan, ısıran köpek. Kuduz, azgın köpek.
Çok şerir, kötü kimse.
AKURÂNE: f. Kuduzcasına, kudurmuşcasına, saldırırcasına.
İçerisinde 'AKUR' geçenler
AKURÂNE: f. Kuduzcasına, kudurmuşcasına, saldırırcasına.
BAKÛRE: Sığır sürüsü. * Budala. Fayda ile zararı birbirinden ayırt edemeyen.
BAKÛRE: Turfanda yemiş. * Evvel yetişen.
KELB-İ AKUR: Azgın, saldırgan köpek.
NAKUR: Sur gibi ağızla üflenerek çalınan boruya denir. Nakr; vurmak ve didiklemek mânalarına geldiği gibi, boru çalmak mânasına da gelir. Çünkü boru çalındığı zaman, içinden hava tazyiki ile didiklenmiş olacağı gibi, dışından da o ses, çarptığı kulakları didikleyeceği cihetle boruya "minkar" mânasıyla alâkadar olarak "nâkur" denilmiştir. Boru çalınmak, askerin seferi için hareket kumandası demek olduğu gibi, borusu ötmek de emir ve kumandasının nüfuzundan kinaye olur. E.T.)
SAKUR: Sivri burunlu büyük balta. Külünk.
SAKUR: Deyyus.
VAKUR: Ağırbaşlı, temkin sahibi. İzzetli, vakarlı.
VAKURANE: f. Ağırbaşlılıkla. Düşünce ve tedbirlilikle. Temkinle.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AKURÂNE : f. Kuduzcasına, kudurmuşcasına, saldırırcasına.
AKU : f. Baykuş, puhu.
AKA : İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...