| Kelime | Anlam |
|---|
| AKZ: | Atâ, bahşiş. |
| AKZA: | Kadılıkta ve fıkıh ilminde daha ileri, daha bilgili. |
| AKZEF: | Çok iftira atan. Çok kazifte bulunan. (Bak: Ekzef) |
| AKZEL: | Çok aksak; pek fazla topal. |
| AKZEM: | Zayıf. |
| AKZER: | Necis ve murdar nesne. |
| AKZİYE: | (Kaza. C.) Hükümler. Kararlar. Tam cümleler. |
| İçerisinde 'AKZ' geçenler |
|---|
| AKZA: | Kadılıkta ve fıkıh ilminde daha ileri, daha bilgili. |
| AKZEF: | Çok iftira atan. Çok kazifte bulunan. (Bak: Ekzef) |
| AKZEL: | Çok aksak; pek fazla topal. |
| AKZEM: | Zayıf. |
| AKZER: | Necis ve murdar nesne. |
| AKZİYE: | (Kaza. C.) Hükümler. Kararlar. * Tam cümleler. |
| ESBAB-I NAKZİYYE: | Bir hükmün daha yüksek bir merci tarafından bozulmasını icâb ettiren sebepler. Bozma sebepleri. |
| MAKZABA: | Yonca ekilen yer. |
| MAKZÎ: | Kaza olunmuş, ödenmiş, te'diye olunmuş olan. Ümid edildiği üzere tamam ve ikmâl edici olan. Ödeyici. Sâhib-i mucib ve muris. * Fık: Kendi irade ve kesbimizin neticesi olmak üzere Cenab-ı Hakk'ın (C.C.) yaratıp vücuda getirdiği bazı şeyler vardır ki, bunlar Allah'ın rızasına muhalif olduğundan, bunları irtikâb etmesi caiz değildir. Bu usul-ü kaideye, "makzî" denilmektedir. |
| MAKZUF: | (Kazf. den) İftira edilmiş. Namusu hakkında lâf edilmiş. * Hazfolunmuş. Atılmış. |
| MÜSTAKZAR: | Kirli, pis, murdar. |
| NAFAKA-İ MAKZİYYE: | Fık: Hâkim tarafından takdir olunan nafaka. |
| NAKZ-I AHD: | Anlaşmayı bozma, muâhede hükümlerini bozma. Verilen sözde durmama. (Nebz-i ahd da denir) |
| NAKZ: | (Nakazân) (C.: Nevâkız) Sıçramak. * Talep etmek, istemek. |
| NAKZ: | Halâs olmak, kurtulmak. |
| NAKZAN: | (Nakzen) Bozarak, hükmü bozulmuş olarak. |
| NAKZEYN: | İki zıt, zıtlar. Birbirine muhalif iki şey. |
| TAKZİB: | Kesmek. |
| TAKZİF: | Çok iftira atmak. |
| TAKZİYE: | (Kaza. dan) Eksiği yerine getirme. Kaza etme. |
| TAKZİYE: | Gözün çapağı dışarı itmesi. |
| VAKZ: | Galebe etmek. * Şiddetle vurup ölmeye yakın etmek. |
| VAKZ: | Sıklet, ağırlık. |
| YAKZA: | Uyanıklık. Dikkatte olma. |
| YAKZÂN: | Uyanık. |
| YAKZATEN: | Uyanık olarak. Şuurlu ve dikkatli surette. |
| ZAKZAK: | Yeynicek, hafif. * Bir karınca cinsi. |
| ZAKZAKA: | Çocukların oynayıp sıçramaları. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AKZA : | Kadılıkta ve fıkıh ilminde daha ileri, daha bilgili. |
| AKA : | İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar. |