Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ALÂNÎ: | Açıkta, meydanda, herkesin gözü önünde. |
| ALÂNİYETEN: | Herkesin önünde, açıkça, alânen. |
| İçerisinde 'ALÂNÎ' geçenler | |
| ALÂNİYETEN: | Herkesin önünde, açıkça, alânen. |
| BALANİŞİN: | f. Üstte, yukarıda oturan. |
| İBN-İ HACER-İ ASKALANÎ: | (Hi: 773-852) Büyük hadis âlimidir. Şafiî mezhebinin meşhur fukahasından olup hadis üzerine çok eserleri vardır. |
| KALÂNİS: | Takkeler, külâhlar. |
| KALÂNİSÎ: | Takkeci. |
| KASTALANÎ: | (Hi: 851-923) (İmam-ı Ahmed İbn-i Muhammed) Büyük Şafiî âlimlerindendir. Çok eser yazmıştır. En meşhur eseri Mevahib-ül Ledüniyye'dir. Mısır'da vefat etmiştir. |
| KASTALANÎ: | Ok atmak. * Şafak kızıllığı. |
| MALANİHAYE: | Sonsuz, nihâyetsiz. Uçsuz bucaksız. |
| PALANÎ: | f. Semerci. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ALÂNİYETEN : | Herkesin önünde, açıkça, alânen. |
| ALAN : | Orman içinde açıklık, meydan. |
| ALA : | Bahşişler. Lütuflar. Nimetler. İhsanlar. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |