| Kelime | Anlam |
|---|
| ALÎL: | Hasta. İlletli.(Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi; ittiba-ı Kur'andır. M.) |
| İçerisinde 'ALÎL' geçenler |
|---|
| AKALL-İ KALİL: | En az. Azın azı. |
| AMEL-İ KALİL: | Amel-i kesirden az olan hareket. Bir rek'atta bir uzuvla yapılan ve namazdan sayılmayan bir hareket veya ardı ardına yapılan üçten az hareket. |
| AZALİL: | (Uzlûle. C.) Yanlışlar, yanılmalar. Doğru olmayanlar. |
| DALİL: | Sert, sağlam, muhkem yer. * Yolu azmış kişi. |
| EKALL-İ KALİL: | Azın azı, pek az, en az. |
| FEYALİLACEB: | (Fe-yâ lil'aceb) Hayret ve taaccüb ifâdesi için söylenir. |
| GALİL: | (C: Gılâl) Güneşin harareti. * Susuzluk harareti. * Kin, hased. * Devenin yulafına karıştırıp yedirdikleri hurma çekirdeği. |
| HALİL (HALİLE): | Zevc, koca. Nikâhlı karı. Zevce. |
| HALİL: | Samimi dost. Sâdık dost. * Nahif ve fakir kimse. (L.R.) |
| HALİL-ÜR RAHMAN: | Allah'tan başkasından hiçbir zaman yardım dilemeyip, O'nun dostluğunu ihtiyar eden Hz. İbrahim'in (A.S.) lâkabıdır. |
| HALİLİYYE: | Samimi dostluk ve kardeşlik. |
| HALİLULLAH: | Allah'ın dostu, Hz. İbrahim (A.S.). |
| HAYAT-I ALİL: | Hasta ömür, hastalıklı hayat. |
| KALİL: | Az. * Bodur kimse. |
| KALİL-ÜL BİDÂA: | Sermayesi az. |
| KALİLEN: | Az olarak. |
| MATALİL: | (Matlul. C.) Nemli, ıslak ve yaş şeyler. |
| NECASET-İ KALİLE: | Katı şeylerden ise miskalden; sıvı ise el ayası sahasından geniş olan necaset, namaza mânidir. Bu miktardan fazlası necaset-i galizadır. |
| SALİL: | Demirden çıkan ses. Demir sesi. |
| SEALİL: | (Sü'lul. C.) Memeler. * Vücudda meydana gelen siğiller. |
| TALİL: | Hasır. |
| YEALİL: | (Ya'lul. C.) Suları berrak ve saf akan göller. * Beyaz bulutlar. * Su üzerinde meydana gelen kabarcıklar. * Çift hörgüçlü develer. |
| ZALİL: | Gölgeli. |
| ZILL-I ZALİL: | Koyu gölgeli yer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂLİ : | Büyük, yüksek, şerif, celil, aziz olan. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |