Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ALÂKA: | İlişik, rabıta, merbutiyet. Gönül bağlama, sevgi, münasebet, taalluk, irtibat, mâlikiyet. Tasarruf. Müdâhale hakkı. Hisse. Edb: Bir kelimenin hakiki mânâsından mecâzi mânâsına nakledilmesinin sebebidir. (Temiz ahlâklı, güzel huylu kimselere melek denildiği gibi.) |
| ALAKA: | Kan pıhtısı. Uyuşuk kan. |
| ALÂKABAHŞ: | f. İlgi uyandıran. Alâka uyandıran. |
| ALÂKADAR: | Alâkalı, münâsebetdar. |
| İçerisinde 'ALAKA' geçenler | |
| ALÂKABAHŞ: | f. İlgi uyandıran. Alâka uyandıran. |
| ALÂKADAR: | Alâkalı, münâsebetdar. |
| BÂLÂKAMET: | f. Yüksek boy. * Yüksek şeref. |
| FALAKA: | İki ucunda bir ipin iki uçları bağlı, bir sırıktan ibaret olan ceza âleti. |
| GALAKA: | Deri dibâgat ağacı. |
| HALAKA: | (Hâlik. C.) Berberler. |
| HALAKAT: | Halkalar. |
| HALAKAT: | Halukluk, güzel ahlâklılık, iyi huyluluk. * Düzlük, dümdüzlük. |
| KAT'-I ALÂKA: | Alâkayı kesme. |
| MA-HALAKALLAH: | Allah'ın (C.C.) yarattığı ve halkettiği her şey. * Kalabalık, izdiham. |
| MUGALAKA: | Diğerleri karışmayarak iki kişinin atlarıyla yarışması. |
| TALAKAT: | Dil açıklığı. Selâset. Düzgün sözlülük. * Güler yüzlülük. |
| VÂLÂKADD: | f. Boyu yüksek, uzun boylu. |
| VÂLÂKADR: | f. Değeri yüksek, kadri yüce. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ALÂKABAHŞ : | f. İlgi uyandıran. Alâka uyandıran. |
| ALAK : | Zahmet, meşakkat gidermek. |
| ALA : | Bahşişler. Lütuflar. Nimetler. İhsanlar. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |