| Kelime | Anlam |
|---|
| ALAN: | Orman içinde açıklık, meydan. |
| ALÂNÎ: | Açıkta, meydanda, herkesin gözü önünde. |
| ALÂNİYETEN: | Herkesin önünde, açıkça, alânen. |
| İçerisinde 'ALAN' geçenler |
|---|
| ALÂNÎ: | Açıkta, meydanda, herkesin gözü önünde. |
| ALÂNİYETEN: | Herkesin önünde, açıkça, alânen. |
| ASKALÂN: | Şam diyârında bir şehrin adı. ("Arûs-üş Şam" da derler.) |
| BALANİŞİN: | f. Üstte, yukarıda oturan. |
| BÜLBÜL-İ NÂLÂN: | Ağlıyan bülbül. |
| EFDALAN: | Emn ile adâlet. |
| FA'ALÂNE: | f. Hiç durmazcasına çalışarak. Daima çalışır surette. |
| GALAN: | Çok susayan, çok susamış olan. |
| HAZALAN: | (Bak: Hizlân) |
| HETALAN: | Akmak. * Göz yaşı ve yağmur pespeşe gelmek. |
| İBN-İ HACER-İ ASKALANÎ: | (Hi: 773-852) Büyük hadis âlimidir. Şafiî mezhebinin meşhur fukahasından olup hadis üzerine çok eserleri vardır. |
| KALÂNİS: | Takkeler, külâhlar. |
| KALÂNİSÎ: | Takkeci. |
| KALANSUVE (KULENSİYE): | (C.: Kalânis-Kalânis-Kılâs) Takke, külâh, kavuk. (Bak: Kalensüve) |
| KALANTOR: | Zenginliğini göstermeye özenen kellifelli ve şişman adam. |
| KASTALANÎ: | (Hi: 851-923) (İmam-ı Ahmed İbn-i Muhammed) Büyük Şafiî âlimlerindendir. Çok eser yazmıştır. En meşhur eseri Mevahib-ül Ledüniyye'dir. Mısır'da vefat etmiştir. |
| KASTALANÎ: | Ok atmak. * Şafak kızıllığı. |
| KULKALAN: | Bir nevi ot. |
| MALANİHAYE: | Sonsuz, nihâyetsiz. Uçsuz bucaksız. |
| MUFASSALAN: | Geniş, izahlı olarak. Tafsilâtlıca. Kısımlara ayrılıp anlatılmış olan. |
| NALAN: | f. İnleyen, sızlayan, figân eden. |
| NİHALAN: | (Nihal. C.) f. Taze fidanlar, sürgünler. |
| PALAN: | f. Palan, semer, eğer. |
| PALAN-DUZ: | f. Semerci, palancı. Semer diken. |
| PALANÎ: | f. Semerci. |
| SAKALAN: | (Sakaleyn) İnsanlar ve cinler. |
| TALAN: | f. Çapul, yağma. * Birisinin malının, herkes tarafından kapışılması. |
| TALANGER: | f. Yağmacı, talancı, çapulcu. |
| TALANGERÎ: | f. Çapulculuk, yağmacılık. |
| YALAN: | (Bak: Kizb) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ALÂNÎ : | Açıkta, meydanda, herkesin gözü önünde. |
| ALA : | Bahşişler. Lütuflar. Nimetler. İhsanlar. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |