| Kelime | Anlam |
|---|
| ALEF: | (C. A'lâf - Ulufe) Saman, ot, yulaf. Hayvan yemi. |
| ALEF RESMİ: | Hayvanların yedikleri saman ve otlardan alınan vergi. |
| ALEF: | Cana yakın. |
| İçerisinde 'ALEF' geçenler |
|---|
| ALEF RESMİ: | Hayvanların yedikleri saman ve otlardan alınan vergi. |
| HALEF: | Birinin yerine sonradan geçen kimse. Babadan sonra kalan oğul. |
| HALEF AN-SELEF: | Seleften halefe geçme. Geçen ve gidenden, gelene kalma. Babadan evlâda geçme. |
| HALEFEN: | Arkadan gelerek. |
| HALEFİYYET: | Haleflik, birinin yerine geçmiş olma. |
| HAYR-UL HALEF: | Hayırlı evlâd. Babasını hayırla andıracak evlâd. |
| HOŞ-ALEF: | f. Çok fazla yiyen hayvan. * Mc: Helâl haram demeden her şeyi yiyen kimse. |
| HOŞ-ALEF: | f. Çok fazla yiyen hayvan. * Mc: Helâl haram demeden her şeyi yiyen kimse. |
| LALEFAM: | f. Lâle renginde. Rengi lâlenin rengine benzeyen. |
| MUHALEFET: | Kabulsüzlük. Karşı durma. Uyuşmazlık. Zıt gitmek. Zıddiyet. Muvafık olmamak. |
| MUHALEFET-ÜN Lİ-L HAVADİS: | Cenab-ı Hakk'ın ne zâtında ne sıfâtında (mevcud olsun, mevhum olsun, muhayyel olsun), hiç bir şeye hiç bir cihette benzememesi. |
| MÜSALEFE: | (Müsâlefet) Birine refakat etme, yol arkadaşı olma. * İleride ve önde bulunma. * Biriyle birlikte seyretme. |
| MÜVALEFE: | Birbiriyle üns tutmak, dostluk kurmak. |
| SALEF (SALF): | Kibirlilik. Tekebbürlük hali. * Kin tutmak, buğz etmek. * Zevci indinde zevcenin kadri olmamak. * Misafir için olan yemeğin yetmemesi. |
| TALEF: | Fazl. Atâ, hediye, bahşiş, hibe. * Kanı heder olmak. |
| ZALEF: | Kum ve taş olmayan sağlam yer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ALEF RESMİ : | Hayvanların yedikleri saman ve otlardan alınan vergi. |
| ÂLE : | (C.: Al) Harbe. * (C. Alât) Çadır direği. * Edât. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |