Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ALEL: | İkinci defada içmek. |
| İçerisinde 'ALEL' geçenler | |
| GALEL: | (C.: Eğlâl) Koruluktan akan su. * Susuzluk. |
| HALEL: | Bozukluk. Eksiklik. * Başkası tarafından verilen zarar. * İki şeyin aralığı. Boşluk. Açıklık. |
| HALELDÂR: | f. Bozma. Bozulma. Bozulmuş. |
| HALELPEZÎR: | f. Bozulan, Halel bulan. Eksik. Fesad kabul eden. Bozuk. |
| HAYYE-ALEL-FELAH: | Felaha gelin. Toplanın hayır ve ni'metlere, ebedi selâmete... Allah huzuruna gel. Refah ve itmi'nana mucib olacak namaza yetiş. (Bak: Felah) |
| PARALEL: | Yun. Müvazi. * Geo: Bütün noktaları birbirinden aynı uzaklıkta olan çizgi veya hat, düzlük, satıh. |
| TALEL: | (C.: Tulul-Atlâl) Yıkılmış binada kalan duvar temeli. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ÂLE : | (C.: Al) Harbe. * (C. Alât) Çadır direği. * Edât. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |