| Kelime | Anlam |
|---|
| ALEYH: | (Aleyhi - Aleyhâ) (Alâ edatının zamirle birleştiği zamanki şekli.) Aleyhinde, onun hakkında, onun üzerine. |
| ALEYHDAR: | Muhalif olan. Aynı fikirde olmayan. Zıt olan. |
| ALEYHİM, ALEYHİMA: | Aleyh edatının cemi ve tesniye şekilleri. |
| ALEYHİSSALATÜ VESSELAM: | Salât ve Selâm onun üzerine olsun, meâlinde Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) ismini duyunca söylenmesi sünnet olan bir duâdır. |
| İçerisinde 'ALEYH' geçenler |
|---|
| ALEYHDAR: | Muhalif olan. Aynı fikirde olmayan. Zıt olan. |
| ALEYHİM, ALEYHİMA: | Aleyh edatının cemi ve tesniye şekilleri. |
| ALEYHİSSALATÜ VESSELAM: | Salât ve Selâm onun üzerine olsun, meâlinde Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) ismini duyunca söylenmesi sünnet olan bir duâdır. |
| BİNÂENALEYH: | Bunun üzerine, ondan dolayı. |
| İLYAS (ALEYHİSSELÂM): | Benî İsrail peygamberlerinden olup, Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen ve Tevrat'ta "Ella" diye mezkûr olan bir Peygamberin ism-i mübarekidir. M.Ö. 9. asırda yaşamış olup ondan sonra Elyesa (A.S.) Peygamber olmuştur. İlyâs (A.S.), zamanının hükümdarıyla çok mücadele etmiş, çok zaman mağaralarda yaşamış, çok mu'cizeler göstermiştir. (Bak: Merâtib-i hayat) |
| LA'NETULLAHİ ALEYH: | Allah'ın lâneti onun üzerine olsun. |
| MAGŞİYYÜN ALEYH: | Bayılmış, baygın. |
| MAHKÛMUN-ALEYH: | Kendi aleyhinde hüküm verilmiş olan. |
| MAHLUF-ÜN ALEYH: | Hakkında yemin edilen husus. |
| MA'TUFUN ALEYH: | f. Bir rabt edatı ile kendisine bağlı olan kelime (Bak: Harf-i atıf) |
| MECMA-İ ALEYH: | Hakkında toplanılan, ittifak edilen, birleşilen şey. |
| MUHALÜN ALEYH: | Fık: Havaleyi ödeyecek kimse. Üzerine havale yapılan şahıs. |
| MUTASADDIK-UN ALEYH: | Sadakayı kabul eden kimse. |
| MU'TEMEDÜN-ALEYH: | Kendisine itimad edilen ve güvenilen kimse. |
| MÜCMA-I ALEYH: | Hakkında ittifak edilen. |
| MÜDDEÂ ALEYH: | Aleyhinde dâvâ açılan. |
| MÜFTERA-ALEYH: | Kendisine iftira edilen. |
| MÜKREH-ÜN ALEYH: | Bir kimsenin yapması için zorlandığı iş. |
| MÜSTED'Â-ALEYH: | (Da'va. dan) Kendisinden şikâyet edilen kimse. |
| MÜTTEFEKUN ALEYH: | Üzerinde birleşilen mes'ele. Hakkında müttefik olup anlaşmaya varılmış olan. |
| MAGŞİYYÜN ALEYH: | Bayılmış, baygın. |
| NUH (ALEYHİSSELÂM): | Kur'an-ı Kerim'de adı geçen bir peygamber ismi. (Elli yaşında iken kavmini imana dâvete memur edilmiş ve kavmi kendisini dinlemediğinden, iman etmeyenlere ceza olarak dünyayı kaplayan su tufanı olmuş ve zâlimler mahvolmuşlar; iman edenler Nuh Peygamber'in (A.S.) yaptığı gemiye alınarak kurtulmuşlardır.) |
| RAHMETULLÂHİ-ALEYH: | "Allah'ın (C.C.) rahmeti onun üzerine olsun" meâlinde vefat etmiş müslümanlar için söylenen duâ. |
| RIDVANULLAHİ ALEYH: | "Allah ondan razı olsun" meâlinde dua. |
| SALLALLÂHÜ TEÂLÂ ALEYH: | "Allah (C.C.) onun şanını yüceltsin; duasını, isteklerini kabul etsin; her isteğini versin" meâlinde Peygamberimiz (A.S.M.) hakkında söylenilen duadır. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ALEYHDAR : | Muhalif olan. Aynı fikirde olmayan. Zıt olan. |
| ÂLE : | (C.: Al) Harbe. * (C. Alât) Çadır direği. * Edât. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |