Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ALLAK: | Sakızcı. |
| ALLAK: | Sözünde durmaz. Hilekâr, kendisine güvenilmesi doğru olmayan. |
| İçerisinde 'ALLAK' geçenler | |
| CİSR-İ MUALLÂK: | Asma köprü. |
| ECEL-İ MUALLAK: | Levh-i Mahv İsbat'ta mukadder olarak yazılı, bâzı şartlarla mukayyed olan ecel. Ecel-i müsemma. |
| HADÎS-İ MUALLAK: | Senedinin yalnız ibtidasından bir veya birkaç ravisi hazf edilmiş olan hadistir. Meselâ: Bir zat kendi şeyhini ve şeyhinin şeyhini zikr etmeksizin onların fevkindeki râvilerden itibaren senedi zikr etse ta'likte bulunmuş olur. (Ist. Fık.K.) |
| HALLAK: | İyi traş eden. Berber. * Hamal. |
| HALLAK: | Yaratan, her şeyi halkeden, Kadir-i Zülcelal, Allah Teala Hazretleri (C.C.) |
| ITK-I MUALLAK: | Bir şarta talik suretiyle vuku bulan ıtkdır. Bir kimsenin kölesine "şu işi yaparsan hürsün" demesi gibi ki, köle o işi yapınca azad olur. (Ist. Fık. K.) |
| MUALLAK: | Askıda. Hakkında karar verilmemiş, hallolunmamış. * Havada boşta duran. * Sürüncemede kalmış iş. * Edb: Açık hece, bir vokalle okunan hece. (Bak: Müsned) |
| MUHALLAK: | Tıraş olmuş. * Hacıların Mina'da tıraş oldukları yer. |
| MUTALLAKA: | (Talak. dan) Boşanılmış kadın. Bırakılmış, nikâhı bozulmuş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ALLAF : | Yulaf satan kimse. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |