| Kelime | Anlam |
|---|
| ALUD: | (Alude) f. Karışmış, karışık, mülevves. Bulaşmış. |
| ALUDE-DÂMÂN: | f. Eteği bulaşık, iffetsiz kadın. |
| ALUDE-GÂN: | f. (Alude. C.) Suçlular, kabahatliler. Bulaşıklar, bulaşmışlar. |
| ALUDE-GÎ: | f. Dalmış, garkolmuş. Bulaşıklık. |
| İçerisinde 'ALUD' geçenler |
|---|
| ACZ-ALUD: | f. Âcizlik, kuvvetsizlik, güçsüzlük. |
| ALUDE-DÂMÂN: | f. Eteği bulaşık, iffetsiz kadın. |
| ALUDE-GÂN: | f. (Alude. C.) Suçlular, kabahatliler. Bulaşıklar, bulaşmışlar. |
| ALUDE-GÎ: | f. Dalmış, garkolmuş. Bulaşıklık. |
| BALÛDE: | f. Boy atmış, büyümüş. |
| BERF-ÂLUD: | f. Kar içinde, kara batmış. |
| BÜKÂ-ÂLÛD: | f. Ağlatıcı, gözyaşı döktürücü. |
| CERBEZE-ÂLÛD: | Cerbezeli. Cerbeze ile olan faaliyet. |
| DUD-ALUD: | f. Dumanlı. |
| EŞK-ALUD: | f. Gözü yaşlı. |
| EŞK-ALUD: | f. Gözü yaşlı. |
| GAMM-ALUD: | f. Kederli, gamlı, hüzünlü, kaygı veren. |
| GARAZ-ALUD: | f. Garezi, hususi bir maksadı olan. |
| GERD-ÂLÛD: | f. Toz toprak içinde. |
| GERD-ÂLÛDE: | f. Toza toprağa bulaşmış, tozlu topraklı. * Mc: Maddiyatı olan kimse, paralı, zengin. |
| GİRD-ALUD: | f. Toz toprak içinde kalmış, toza bulanmış. |
| GUBAR-ÂLUD: | f. Tozlanmış, toza bulanmış. tozlu. |
| HAB-ALUD: | Uykulu. Uyku karışık. |
| HIŞM-ÂLUD: | (Hışm-gîn, Hışmîn, Hışm-nâk) Kızgın, öfkeli. |
| HUMAR-ÂLUD: | f. Süzgün ve baygın göz. * Kendinden geçmiş, şaşkın. |
| HUN-ALUD(E): | f. Kana bulanmış. |
| HÜZN-ALUD: | f. Kederli. Hüzünlü. Gamlı. |
| JENG-ÂLUD: | Paslı. |
| LÜAB-ÂLUD: | Salya, tükrük karışık. |
| MEVT-ALUD: | f. Ölüm gibi. Ölümlü. Korkunç. Ölü gibi. |
| MÜŞK-ÂLUD: | f. Miske bulanmış. |
| NEVM-ÂLUD: | Uykulu, uykuya bulaşmış, uyumuş. |
| PALUDE: | f. Süzülmüş, saf hâle getirilmiş. |
| SEHAB-ALUD: | f. Bulutlu. |
| ŞAFAK-ÂLUD: | f. şafak gibi, şafak renginde. |
| ŞEVK-ÂLUD: | f. şevkli, neşeli, sevinçli, keyifli. |
| ŞİRK-ÂLUD: | f. Şirk karışık, sapıtmış. Şirk bulaşmış. Cenâb-ı Hak'tan gaflet edip başkasından meded bekler surette. |
| ŞAFAK-ÂLUD: | f. Şafak gibi, şafak renginde. |
| ŞEVK-ÂLUD: | f. Şevkli, neşeli, sevinçli, keyifli. |
| VECD-ÂLUD: | f. Vecd veren haller. Manevî coşkunlukla beraber olan hal. |
| VEHM-ÂLUD: | f. Vehimli. Vehim dolu. Vehim karışık. |
| ZEHR-ALUD: | f. Zehirli. Zehir karışmış. |
| ZERK-ÂLÛD: | f. Riyalı, riya karışık. |
| ZEVK-ÂLUD: | f. Zevkli, zevk karışık. |
| ZILL-ÂLUD: | f. Gölgeli. |
| ZULMET-ÂLUD: | Karanlıklı. Karışık ve sıkıntılı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ALUDE-DÂMÂN : | f. Eteği bulaşık, iffetsiz kadın. |
| ALU : | f. Erik, şeftali. * Tuğla fırını. |
| ÂL : | Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend. |