Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ALUS: f. Naz veya kırgınlık sebebiyle göz ucuyla bakmak.
ALUSÎ: f. Nazlanarak göz ucu ile bakan kimse.
İçerisinde 'ALUS' geçenler
ALUSÎ: f. Nazlanarak göz ucu ile bakan kimse.
HALALUŞ: f. Kavga, döğüş, şamata, gürültü.
HEMALUŞ: Kara balçık.
KÂLUS: f. Ahmak, ebleh, akılsız.
KALUS: (C.: Kulus-Kalâyıs) Ayakları uzun genç deve. * Yüksek. * Murdarlıklar akan çay. Kirli ırmak.
KÂLUSANE: f. Akılsızcasına, ahmakçasına.
KALUŞE: f. Çömlek. * Tencere.
KALUŞE: f. Çömlek. * Tencere.
PALUŞ: f. Karışık.
SALUS: f. İkiyüzlü, riyakâr.
SALUSÎ: f. İkiyüzlülük, riyakârlık.
TAHALÜS: Sövüşmek.
TECALÜS: Birlikte oturmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ALUSÎ : f. Nazlanarak göz ucu ile bakan kimse.
ALU : f. Erik, şeftali. * Tuğla fırını.
ÂL : Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...