| Kelime | Anlam |
|---|
| AMÎM: | Herkese mahsus. Umuma âit. (C.: Umem) Tam, tamam. |
| AMÎM-ÜL İHSAN: | Bağışı, bahşişi, ihsanı bol ve umumi olan. |
| İçerisinde 'AMÎM' geçenler |
|---|
| AMÎM-ÜL İHSAN: | Bağışı, bahşişi, ihsanı bol ve umumi olan. |
| AN-SAMİM-İL KALB: | Derûn ve kalbden, riyâdan âri ve hâli olarak. Kalbin samimiyyeti ile. |
| AN-SAMİM-İL KALB: | Can ve yürekten, kalbden. |
| AN-SAMİMİN: | Kalbden. Riyasızlıkla. Samimiyetle. İçten. |
| AZAMİM: | (Izmâme. C.) Desteler, kümeler, topluluklar, zümreler. |
| DAMİME: | (C.: Damâyim) Sonradan yapıştırılmış şey. |
| EZAMİM: | (İzmâme. C.) Cemâatler, topluluklar. |
| GAMÎM: | Yoğurt yapmak için kaynatılan süt. * Yoğurt. |
| HAMİM: | Sıcak ve kızgın su. * Yakın hısım, soy sop. * Samimi arkadaş. |
| HAMÎME: | (C.: Hamâyim) Her nesnenin iyisi. |
| KAMİM: | Tere otunun kurusu. |
| SAMİM: | İç, asıl, öz. |
| SAMİM-ÜL KALB: | Kalbin içi. |
| SAMİMÂNE: | f. Samimi olarak. İçten duyarak, riyasızlıkla. |
| SAMİMÎ: | İçten, gönülden, candan. * İçli, dışlı. |
| SAMİMİYET: | İçten ve kalbden olan sevgi ve bağlılık.(Niyet-i hâlisenin dahi kerameti vardır. Samimiyetin dahi kerameti vardır. Bahusus lillâh için olan bir uhuvvet dairesindeki kardeşlerin içinde; ciddi, samimi tesanüdün çok kerametleri olabilir. Hatta şöyle bir cemaatın şahs-ı manevîsi bir veliyy-i kâmil hükmüne geçebilir. İnayata mazhar olur. M.) |
| YAHAMİM: | (Yahmum. C.) Kara dumanlar. |
| ZAMİME: | Ek, ilâve. Artırma, katma, ekleme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AMÎM-ÜL İHSAN : | Bağışı, bahşişi, ihsanı bol ve umumi olan. |
| AMİ : | Senevî, yıllık. * Avamca. İleri gelenden olmayan. Câhil. Havassa âit olmayan. Avama âit ve müteallik. |
| AMA' : | Dağbaşlarında olan duman. |