Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
AMİL: Arzusu, isteği olan.
ÂMİL: Yapan. İşleyen.
Sebep.
Vergi tahsiline memur kimse.
Mütevelli.
Vâli.
Gr: İraba te'sir eden yüz şeyden altmışı. (Yalnız ismi mecrur yapanlar yirmi adettir).
ÂMİLE: (C.: Avâmil) (Amel. den) Bacak, ayak.
ÂMİLETÂN: İki ayak, çift bacak.
İçerisinde 'AMİL' geçenler
ÂMİLE: (C.: Avâmil) (Amel. den) Bacak, ayak.
ÂMİLETÂN: İki ayak, çift bacak.
AVAMİL: (Amil. C.) Sebepler. * Ayaklar. * Valiler. Hâkimler. * Gr: Arabçada kelime sonlarının okunuşuna te'sir eden hususları öğreten ilim ve ona dâir kitab. * Birgivi Hazretlerinin "Nahiv" ilmine dâir olan kitabının ismi.
CAMİL: Çobanla olan deve sürüsü.
DİYET-İ KÂMİLE: Huk: Öldürülen şahsın nefsine bedel olarak, câniden veya ailesinden alınan tam diyet olup, miktarı öldürülen kişiye göre değişir.
ENAMİL: (Enmele. den) Parmak uçları.
ERAMİL(E): (Ermele. C.) Bekârlar. Dul kadınlar. Kocaları ölmüş veya boşanmış kadınlar.
EYTAM VE ERÂMİL: Yetimler ve dullar.
FAMİLYA: Fr. Aile. Soy. Zevce. Kadın. Eş. * Aynı cinsten olan nebat grubu. Aynı soydan veya cinsten olan. Aralarında benzerlik bulunan grup.
GAMÎL: Tüyü gitmiş yumuşak deri.
HÂMİL: (Hâmile) Yüklü yüklenmiş. * Gebe. * Taşıyan, götüren. * Hâiz. * Mâlik, sahib. * Uhdesinde bir poliçe bulunan.
HÂMİL-İ VAHY: Vahyi Peygamberimize (A.S.M.) getiren Cebrail (A.S.)
HAMİL: Kötü tanınmış olan kimse.
HAMÎL: Kefil. * Başka yerden getirilen oğlan.
HAMÎLE: Sıklığından dolayı birbirine girmiş olan ağaçlar. * Ağaç ve ot bitmiş kumlu yer. * Döşek çarşafı.
HAMİLEN: Hâmil olarak. Taşıyarak, götürerek. * Hâmil olduğu halde.
HARAMİLİK: Tar: Akıncı kumandanının iştirak etmediği ufak kuvvetler tarafından düşman memleketlerine yapılan akınlar. Bu akınlara yüz ve daha fazla akıncı iştirak ederdi. Akıncı kuvvetleri yüzden az olduğu takdirde "çete" ismini alırlardı. Büyük akınlarda olduğu gibi haramilik suretiyle yapılan akınlarda da alınan esirlerden "pencik" denilen beştebir vergi alındığı halde, çeteden bu vergi alınmazdı.
İNAYET-İ ŞÂMİLE: f. Herkese ait umumi inayet ve yardım.
İNSAN-I KÂMİL: Güzel huy, ahlâk ve yüksek fazilet sahibi olan kimse.
KÂMİL: (Kemal. den) Bütün, tam, olgun, eksiksiz, kemalde olan, kusursuz. Kemal ve fazilet sâhibi. * Resul-i Ekrem'in de (A.S.M.) bir vasfıdır. * Yaşını başını almış, terbiyeli ve görgülü kimse. * Âlim, bilgin kişi. * Bir aruz kalıbı ismi.(Büyük görünme küçülürsün...Kâmillerde, büyüklük mikyasıdır küçüklük, Nâkıslarda küçüklük mizanıdır büyüklük. S.)
KÂMİL-İ UKALÂ: Kemalde olan mükemmel akıl sâhibleri. Akılların kâmili.
KÂMİLEN: Noksansız, eksiksiz olarak. Tam olarak. Kâmil olarak. Bütünü ile. Tamamen.
KARAMİL: Örülüp ucu sarkıtılan saç bağı.
MAHAMİL: Deve üzerine konan oturulacak sepetler. Mahmiller. * Kılınç bağ askıları. * İhtimâller.
MEHAMİL: Mahmiller. * İhtimaller. (Bak: Mahmil)
MUAMİL: (Amel. den) İş yapan. Muamele yapan. Muameleci.
MÜTEKÂMİL: Kemâlli, olgun, tekâmül etmiş olan.
MÜTEKÂMİLÂNE: f. Olgunluk ve kemâlât göstererek. Olgunlukla.
MÜTEKÂMİLÎN: Tekâmül etmiş olanlar. Kâmil ve olgun kimseler. Allah'ın emrine uygun şekilde hareketi alışkanlık hâline getirmiş olanlar.
RAMİLE: Yelmek. * Şam vilâyetine bağlı bir yerin adı.
SAMİL: Kuru, yâbis.
ŞAMİL(E): Çevreleyen, içine alan, ihtivâ eden, kaplayan. * Çok şeye birden örtü ve zarf olan. * Fazla şeyleri veya kimseleri ilgilendiren.
ŞEVAMİL: (Şâmile. C.) Şâmil olanlar, içine alanlar, çevreliyenler.
ULEMA-İ ÂMİLÎN: İlmine ve bilgisine göre amel eden, ilmini tatbik eden âlimler.
ZAMİLE: (C.: Zevâmil) Yük hayvanı. * Küçük yük.
ZEVAMİL: (Zâmile. C.) Küçük yükler. * Yük hayvanları.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂMİLE : (C.: Avâmil) (Amel. den) Bacak, ayak.
AMİ : Senevî, yıllık. * Avamca. İleri gelenden olmayan. Câhil. Havassa âit olmayan. Avama âit ve müteallik.
AMA' : Dağbaşlarında olan duman.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...