Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AMİT: | Yünü, üstüne yumak edip sarmak. |
| AMİT: | (C.: Amâmit) Zarif, çeri, değerli kimse. |
| İçerisinde 'AMİT' geçenler | |
| CAMİT: | Eski ve Ortaçağlarda Giresun ile Samsun arasında kalan dağlık mıntıkaya verilen ad. Osmanlılar zamanında bu kelime Canik olarak kullanılmıştır. |
| HAMİT: | Şiddetli, sağlam. * Üzerinde kıl olmıyan yağ tulumu. |
| HAMİT (HÂMİT): | Yanmış ve pörsümüş süt. |
| KAMİT: | Bağlanmış. * Tam olgun, kâmil. |
| MEVAMİT: | Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) İncil'deki bir ismi. |
| MEYYİT-İ SÂMİTE: | f. Susan ölü. Sessiz ölü. * Hareketsiz. |
| SAMİT(E): | Susan, sükût eden. * Ses çıkarmaz, sessiz. * Gr: Sessiz harf. |
| SAMİTE-İ MEYYİTE: | Ses çıkarmayan ölü. * Hareketsiz. * Haksızlıklar karşısında gayrete gelmeyen, ölü gibi sükût eden. |
| SAMİTANE: | f. Sessizce, ses çıkarmaksızın, sâkitane. |
| SAMİT: | Tatsız bayat süt. * Tuzsuz ekmek. |
| TEKELLÜM-İ SÂMİT: | Sessiz konuşma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AMİ : | Senevî, yıllık. * Avamca. İleri gelenden olmayan. Câhil. Havassa âit olmayan. Avama âit ve müteallik. |
| AMA' : | Dağbaşlarında olan duman. |