Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AMAH: | f. Şiş, kabarcık. |
| İçerisinde 'AMAH' geçenler | |
| EB'ÂD-I NÂMAHDUD: | Hudutsuz uzaklıklar ve mekânlar. |
| MUSAMAHA: | İyilikle, lütufla muamele. * İdare edip, kusuru görmezden gelme. |
| MÜSAMAHA: | (C.: Müsamahât) Hoş görürlük, dikkat etmemek, aldırış etmemek. Kusurlara göz yummak. |
| MÜSAMAHAKÂR: | f. Müsamaha eden. Göz yuman, hoş gören, görmemezlikten gelen. * Aldırmayan, ihmalci. |
| MÜSAMAHAKÂRÂNE: | f. Görmemezliğe gelerek, müsamaha ederek, hoş görerek. |
| MÜSAMAHAT: | (Müsamaha. C.) (Semâhat. dan) Müsamahalar, göz yummalar, görmezden gelmeler, hoş görmeler. Aldırış etmemeler. |
| SAMAHMAH: | Uzun ve çok yoğun olan madde. |
| TAMAH: | (Tımah - Tumuh) Bir şeye göz dikip bakma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AMA' : | Dağbaşlarında olan duman. |