Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AMM: | Amca. Babanın kardeşi. Çok cemaat. |
| ÂMM: | Herkese âit. Umuma âit. Hususi ve bazılara mahsus olmayan. Umumi. |
| ÂMM LÂFIZLAR: | Aynı cinsin birçok fertlerine birden delâlet eden lâfızdır. "Kavil, cemaat, nisa" lâfızları gibi. |
| AMMA: | (Bak: Emmâ) |
| AMMAL: | Yapıcılar. Devleti idare eden adamlar. |
| AMMAN: | Şam diyârında Belka şehrinin adı. |
| AMMAR: | Bayındırlaştıran, imar eden. |
| AMMAT: | (Amm. C.) Amcalar. |
| ÂMME: | Tülbent sargı. Su içinde üstüne binip yüzülen şişirilmiş tulum. Umumi. Herkese ait. |
| AMME: | Hala, babanın kız kardeşi. |
| ÂMME: | Baş yarığı, insanın beynine kadar ulaşan baştaki yara. |
| AMME: | $ den müteşekkil suâl cümlesi. Neden, nelerden, neyi?... meâlindedir. |
| AMME NEVALÜHÜ: | "Cenâb-ı Hakkın lütuf ve ihsanı herkese veya herşeye şâmildir." meâlinde. |
| AMMERED: | Her şeyin uzunu. Yaramaz huylu. Belâ ve meşakkat. |
| AMMETEN: | Umumi olarak, herkese ait olarak, genel tarzda. |
| AMMURİYYE: | Ankara şehri. Türkiye'nin başkenti. |
| AMMUS: | Güçlü ve kuvvetli kişi. |
| İçerisinde 'AMM' geçenler | |
| ÂMM LÂFIZLAR: | Aynı cinsin birçok fertlerine birden delâlet eden lâfızdır. "Kavil, cemaat, nisa" lâfızları gibi. |
| AMMA: | (Bak: Emmâ) |
| AMMAL: | Yapıcılar. * Devleti idare eden adamlar. |
| AMMAN: | Şam diyârında Belka şehrinin adı. |
| AMMAR: | Bayındırlaştıran, imar eden. |
| AMMAT: | (Amm. C.) Amcalar. |
| ÂMME: | Tülbent sargı. * Su içinde üstüne binip yüzülen şişirilmiş tulum. * Umumi. Herkese ait. |
| AMME: | Hala, babanın kız kardeşi. |
| ÂMME: | Baş yarığı, insanın beynine kadar ulaşan baştaki yara. |
| AMME: | $ den müteşekkil suâl cümlesi. Neden, nelerden, neyi?... meâlindedir. |
| AMME NEVALÜHÜ: | "Cenâb-ı Hakkın lütuf ve ihsanı herkese veya herşeye şâmildir." meâlinde. |
| AMMERED: | Her şeyin uzunu. * Yaramaz huylu. * Belâ ve meşakkat. |
| AMMETEN: | Umumi olarak, herkese ait olarak, genel tarzda. |
| AMMURİYYE: | Ankara şehri. Türkiye'nin başkenti. |
| AMMUS: | Güçlü ve kuvvetli kişi. |
| ASAMM: | Sağır. * Sert, katı. * Güç, tahammül edilmez. * Gr: Muzaaf olan fiil. (İkinci veya üçüncü harf-i aslisi şeddeli olan fiil) |
| CEM'İYET-İ MUHAMMEDÎ: | (Bak: İttihad-ı Muhammedî Cemiyeti) |
| CİNAS-I TAMM: | Edb: Lâfızda, harekelerde ve harflerde eksiklik ve ziyâdelik bulunmayan cinâs. Kır (kırmaktan emir), kır (çöl); yaz (yazmaktan emir), yaz (mevsim). |
| CÜZ-Ü TAMM: | Bütün. Bir şeyin, temel vasıflarının tamamını toplayan parçası. Parçalandığı vakit ana vasfını ve asliyetini kaybeden şey. |
| DAMM: | Yapıştırmak. * Düşürmek. |
| DAMMAD: | Hastalara efsun okuyan kimse. |
| DERS-İ AMM: | Bir medreseyi bitirdikten sonra, tâbi tutulan imtihan sonunda medrese talebelerine ders vermek salâhiyetini kazanan. * Asistan. * Herkese ders vermeğe salâhiyetli âlim. |
| EAMM: | Pek şumullü, daha umumi ve geniş. |
| EFKÂR-I ÂMME: | Halkın düşüncesi ve fikirleri. |
| EGAMM: | Saçları yüzüne ve ensesine sarkan ve çok olan kimse. |
| EHAMM: | Yakın. * Kara, esved. |
| EMNİYET-İ TÂMME: | Tam bir emniyet ve korkusuzluk. |
| ESAMM: | (C.: Summun) Kulağı sağır olan. * Katı taş. |
| FARK-I TÂMM: | Tas: Dünya ile olan alâkaları tamamen terkederek, ehadiyyet dergâhına tam bir teveccühle istiğrak haleti. |
| FEVKATTAHAMMÜL: | (Fevk-at tahammül) Tahammülün üstünde, tahammül edilmez, dayanılmaz, dayanılması imkânsız. |
| GAMM: | Keder, tasa, dert, elem, kaygı. |
| GAMM-I FİRKAT: | Uzaklık gamı, ayrılık derdi. |
| GAMM-GÜSÂR: | f. Teselli veren, hüzün ve kederi defeden. |
| GAMM-ABAD: | f. Keder ve hüznü bol. Gamlı. |
| GAMM-ALUD: | f. Kederli, gamlı, hüzünlü, kaygı veren. |
| GAMMAZ: | Birisine iftira ederek zarar veren. Münafık, fitneci. * Adamın ayıplarını arayıp gizli şikâyet eden. * Tersane kethüdalarına mahsus altı çifte kayık. |
| GAMMAZANE: | f. Fitnecilikle, gammazlıkla, koğuculukla. |
| GAMMAZİYYET: | Koğuculuk, fitnecilik, gammazlık. |
| GAMM-DÎDE: | Kederli, tasalı, gamlı, hüzünlü. |
| GAMM-FEZA: | f. Kederi artıran, hüznü çoğaltan. |
| GAMM-GÎN: | f. Kederli, hüzünlü, gamlı. |
| GAMM-GÜSAR: | f. Teselli veren, gam ve kederi defeden dert ortağı. Arkadaş. |
| GAMM-HANE: | f. Hüzün ve tasa yeri. * Mc: Dünya. |
| GAMM-HAR: | f. Kederlenen, hüzünlenen, tasalanan. |
| GAMM-NAK: | Gamlı, kederli. |
| GAMM-NİSAR: | f. Hüzün veren, kederli eden. |
| GAMM-PENAH: | f. Tasalı yer, kederli yer. Kederin, tasanın sığındığı yer. |
| GAMM-PERVER: | f. Keder veren, hüzünlendiren, gam artıran. |
| GAMM-ZEDE: | f. Kederli, hüzünlü, gamlı, tasalı. |
| GULÜVV-İ ÂMM: | Genel ayaklanma, umumi isyan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ÂMM LÂFIZLAR : | Aynı cinsin birçok fertlerine birden delâlet eden lâfızdır. "Kavil, cemaat, nisa" lâfızları gibi. |
| AMA' : | Dağbaşlarında olan duman. |