Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
AMUS: Karanlık.
İçerisinde 'AMUS' geçenler
ÂR Ü NAMUS: Utanma, haya ve namus.
CAMUS: Su sığırı. Manda. Kömüş.
EHL-İ NAMUS: Namuslu kimse, namus ehli.
FERAMUŞ: f. Unutma, hatırdan çıkarma.
GAMUS: f. Manda, kömüş.
GAMUS: Şiddetli emir. * Süngü ile vurup, ucunu diğer taraftan çıkarmak. * Karnındaki yavrusu belli olmayan deve.
HAMUS: Sâkin olmak, susmak.
HAMUŞ: f. Susmuş. Sessiz. Sâkit.
HAMUŞ: Sivrisinek.
HAMUŞAN: Mevlevi tâbirlerindendir. Konya'da Mevlâna'nın türbesi haricinde ve kıble cihetindeki büyük kabristana verilen isimdir. * Sessizler, susmuş olanlar, uykuda olanlar.
HAMUŞANE: f. Sessizce, ses çıkarmadan. Sessizliği andırır bir şekilde.
HAMUŞÎ: f. Susma, sükut etme. Sessizlik, sükunet.
HAMUŞ: f. Susmuş. Sessiz. Sâkit.
HAMUŞÎ: f. Susma, sükut etme. Sessizlik, sükunet.
KABR-İ HÂMUŞ: Sessiz mezar.
KAMUS: Deniz. Derya. * Denizin ortası, derin yeri. * Büyük Lügat Kitabı.
KAMUS-İ ARABÎ: Arapça lügat kitabı, Arapça sözlük.
KAMUS-İ OSMANÎ: Osmanlıca sözlük.
KAMUS-İ TÜRKÎ: Türkçe lügat kitabı, Türkçe sözlük. * Şemseddin Sâmi'nin yayınladığı Türkçe lügat.
KAMUS: Arslan, esed.
KABR-İ HÂMUŞ: Sessiz mezar.
LÂMÜSELLİM: Hayır! Hiç teslim etmem!
MUHİLL-İ NÂMUS: Nâmusa zarar veren, nâmusa dokunan.
NAMUS: Irz, iffet, edeb, hayâ. * Şeriat. * Melâike. * İrade-i İlâhiyenin tecellisi. * Nizam. * Emniyet ve istikamet gibi faziletlerin muhassalası olan pek kıymetli haslet. * Bir kimsenin mahrem, gizli esrarı olup işleri ve hallerinin iç yüzüne vakıf ve muttali kimseye denir. * Hayırlara ait gizli hâllerin hâmil ve vâkıfı olan. Bu mânada Cebrâil Aleyhisselâm'a ıtlak olunur. Sair melâikenin vâkıf olmadıkları vahyin sırlarına vakıf ve mahrem olması cihetiyle ona namus-u ekber denilmiştir. * Hâzık. * Mahir. * Av ve tuzak. * Nemmam mânâsiyle fitneci ve koğucu. * Birisinin hilesine siper ettiği şeye ve arslan yatağına da bu mâna verilmiştir. * Temizlik, doğruluk. ( Bak: Desâtir)
NAMUS-U MÜCESSEM: Çok namuslu olan.
NAMUSİYYE: Yatan kimselerin başkaları tarafından görülmemeleri için, yatağın etrafına çekilen perde.
NAMUSKÂR: f. Namuslu. * Doğru adam.
NAMUSPERVER: f. Namuslu.
TEAMÜS: Gaflet etmek. Câhillik etmek.
VADİ-İ HÂMUŞAN: Kabristan, mezarlık.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AMUC : Eğri giden ok.
AMA' : Dağbaşlarında olan duman.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...