Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ANÎD: | (İnad. dan) Çok inadçı. Daima suyu akıp iyileşmeyen yara. (Bak: Anud) |
| ANÎDE: | Kabile, ehl-i beyt. |
| İçerisinde 'ANÎD' geçenler | |
| ANÎDE: | Kabile, ehl-i beyt. |
| ESANİD: | İsnadlar. Senedler. |
| FANİD: | Bayat şeker. |
| MA'NİDAR (MÂNİDAR): | f. Bir mânâyı mutazammın olan. * Nükteli, ince mânâlı. Bir mâna ifade eden. Bir mânayı şâmil olan. (Farsça bir ifade olup, mânâ; ma'ni diye okunmuştur.) |
| MESANİD: | (Mesned. C.) Mesnedler. Dereceler. Rütbe ve mevkiler. |
| MESANİD-İ ÂLİYE: | Yüksek rütbeler, âli mevkiler. |
| MUANİD: | İnadcı. Kimseye uymayan. Dediğini yapmak isteyen. |
| MÜTESANİD: | Birbirine dayanıp kuvvet alan. * Kuvvetli itimat ile birbirine bağlı olan, tesanüd eden. |
| PİŞANÎDÂR: | f. Yüzsüzlük yaparak işini beceren. |
| PİŞANÎDÂR: | f. Yüzsüzlük yaparak işini beceren. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ANÎDE : | Kabile, ehl-i beyt. |
| ANİ : | Ansızın, birdenbire. Bir anda. Hemen. * Son derece kızgın. * Olgunlaşmış, kemale erişmiş. |
| AN : | En kısa bir zaman. Lahza. Dem. Cüz'i bir zaman. |