| Kelime | Anlam |
|---|
| ANEN: | Arız olmak. |
| ANEN FE ANEN: | Zamanla, gittikçe, devamlı. |
| İçerisinde 'ANEN' geçenler |
|---|
| AHYANEN: | (İhyânen) Zaman zaman, arasıra. Kâh kâh. |
| ANEN FE ANEN: | Zamanla, gittikçe, devamlı. |
| BİMANEND: | Eşsiz, nazirsiz. |
| DANENDE: | f. Bilgin, bilen, Haberli. |
| HANEN: | şevk. * Nefsin cima arzusu. |
| HÂNENDE: | f. Okuyan, şarkı söyleyen. |
| HÂNENDE-GÂN: | f. (Hânende. C.) Hânendeler, şarkı söyleyenler, şarkıcılar. |
| HÂNENDE-GÎ: | f. Şarkıcılık, hânendelik. |
| HEMANEND: | f. Benzer, gibi. |
| İHSANEN: | İhsan suretiyle. Bağışlayarak, lütuf ve iyilik ederek. |
| İHYANEN: | (Bak: Ahyanen) |
| İ'LANEN: | İlân ederek, ilân yoluyla. |
| İSTİHSANEN: | Beğenerek, istihsan ederek. |
| LİSANEN: | Konuşarak. Dil ile. Söz söyleyerek. |
| MANEN: | Mânâca. Mânâ cihetiyle. Ruhca. Esasca. Bâtınen. İç varlık bakımından. |
| MANEND: | f. Benzer. Denk. Eş. Gibi. |
| MANEND-ÂBÂD: | Ölümle kıyamet arasında geçen zaman. |
| MANENDE: | Benzeyen, mümâsil. |
| MECCANEN: | Ücretsiz, parasız. |
| MEHANEN: | Küçümsenerek, hafifsenerek. |
| MEKÂNEN: | Mahal ve yer bakımından. |
| MANEND-İ BÎMİSAL: | Misilsiz, benzersiz olan. |
| RESANENDE: | f. Ulaştırıcı, getirici. |
| SİYYANEN: | Birbirine denk ve eşit olarak. Müsavi bir tarzda. |
| VİCDANEN: | Vicdanca, iyilik hissine göre. |
| ZEMANEN: | Zamanca, zaman bakımından. * Vaktinde, vaktiyle. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ANEN FE ANEN : | Zamanla, gittikçe, devamlı. |
| ÂNE : | f. Kelime sonuna getirilerek zarfiyet ifâdesi için kullanılan nisbet edatıdır. Meselâ: Mütefekkirâne (: Mütefekkire yakışır halde) kelimesinde olduğu gibi. |
| AN : | En kısa bir zaman. Lahza. Dem. Cüz'i bir zaman. |