Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ANKA: İsmi olup cismi bilinmeyen bir kuş. Çok büyük olduğu anlatılır. Zümrüd-ü Anka ve Simurg gibi isimlerle de anılır.
Uzun boyunlu kadın.
Arabdan bir kimsenin lakabı.
Zahmet, meşakkat.
ANKA-YI MAĞRİB: Zümrüd-ü Anka kuşu.
ANKA-MEŞREBANE: Anka meşrebi halinde, kanaat sahibi. Eski edebiyatta kanaat sahiplerine kinaye olarak söylenir.
ANKAS: Erkek tilki yavrusu.
ANKA-MEŞREBANE: Anka meşrebi halinde, kanaat sahibi. Eski edebiyatta kanaat sahiplerine kinaye olarak söylenir.
İçerisinde 'ANKA' geçenler
ANKA-YI MAĞRİB: Zümrüd-ü Anka kuşu.
ANKA-MEŞREBANE: Anka meşrebi halinde, kanaat sahibi. Eski edebiyatta kanaat sahiplerine kinaye olarak söylenir.
ANKAS: Erkek tilki yavrusu.
ANKA-MEŞREBANE: Anka meşrebi halinde, kanaat sahibi. Eski edebiyatta kanaat sahiplerine kinaye olarak söylenir.
BANKA: İtl. Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlerini gören ticari kuruluş.Faiz dinimizde günahtır. Bankalar dar gelirlilerin paralarını faiz karşılığı toplar, zenginlere daha yüksek faizle verir. Bunlar dar gelirlilerin tasarruf ettikleri paralarla bir iş yeri açar, bir mal üretir ve bu malın fiatına, ödedikleri faizi de ekliyerek paranın asıl sahibine satarlar. Böylece bankada faiz karşılığı para yatıran dar gelirliler, kendi paralarıyla üretilen bu malları satın almakla kendi aldıkları faizden daha fazlasını yani zenginin bankaya ödediği faizi ödemiş olurlar. Hem bankacıyı, hem banka ile iş yapan ticaret erbabını kendi paralarıyla çalışmadan zengin etmiş, fiatlarını yükseltmesine ve dar gelirlilerin zulme uğramasına âlet olmuş olurlar.İslâma uygun olan; iş ortaklığıdır. İş adamı paralarını kullandığı insanları, paraları ölçüsünde işine ortak yapmalı, kârını da zararını da buna göre bölüşmelidir. Böyle olursa hem fiatlar yükselmez, hem de bir kısım insanlar zenginleşirken, diğerleri fakirleşmez.
DANKA': Dar, sıkıntı. Zararlı, zarara sebeb olan.
HANKAH: (Bak: Hangâh)
HANKAN: Boğmak suretiyle, boğarak.
İTMİNANKÂRANE: f. İtminan göstermek suretiyle.
KANKAL: Büyük kile.
KANKANE: Yol göstermek.
KANKARİS: Börek.
ZANKÂ': (Bak: Dankâ')
ZİYANKÂR: f. Zarar veren, ziyancı. Zarar ve ziyan edici.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ANKA-YI MAĞRİB : Zümrüd-ü Anka kuşu.
ANK : Kapı, bâb. * Güzel, hoş, gökçek olmak.
AN : En kısa bir zaman. Lahza. Dem. Cüz'i bir zaman.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...