Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ANKEBUT SURESİ: | Kur'an-ı Kerimin yirmidokuzuncu suresidir. Mekkidir. (Allahtan başkasına güvenenlerin, dünyayı avlamak için kurdukları teşkilâtını bir örümcek ağına benzeten, örümcek meseli zikrolunan bir suredir.) |
| İçerisinde 'ANKEBUT SURESİ' geçenler | |
| İçerisinde 'ANKEBUT SURESİ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ANKEBUT : | Örümcek.(Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Ebubekir-i Sıddık (R.A.) ile küffarın tazyikinden kurtulmak için tahassun ettikleri Gar-ı Hira'nın kapısında iki nöbetçi gibi, iki güvercinin gelip beklemeleri ve örümcek dahi perdedar gibi harika bir tarzda kalın bir ağla mağara kapısını örtmesidir ki: Örümcek zayıf ağı ile rüesa-yı Kureyş'e galebe etmiştir. Ayet diyor ki: En zaif bir hayvana mağlup olacaklarını o müşrikler faraza bilseler, bu cinayete ve bu suikaste teşebbüs etmiyeceklerdi... R.N.) (Bak: Beyt-i Ankebut) |
| ANKEB : | Erkek örümcek. |
| ANKE : | Sağlam olan nesne. * Ahmak. |
| ANK : | Kapı, bâb. * Güzel, hoş, gökçek olmak. |
| AN : | En kısa bir zaman. Lahza. Dem. Cüz'i bir zaman. |