| Kelime | Anlam |
|---|
| ARÂBE: | (C: Arâbât) Keçi veya koyunun memesine geçirilen torba. Açık saçık konuşma. |
| ARABE: | (Arben) Yemek yeme. |
| ARABESK: | Süslemede kullanılan bir çeşit tezyinat. |
| İçerisinde 'ARÂBE' geçenler |
|---|
| ARABESK: | Süslemede kullanılan bir çeşit tezyinat. |
| GARABET: | Yabancılık. Gariblik. * Tuhaflık. * Âcizlik, beceriksizlik. * Gizli olmak. Hilaf-ı âdet olmak. * Iraklık. * Edb: Ne demek olduğu herkesçe anlaşılmayacak kelime ve tabirlerin söz arasında kullanılması. |
| GARABET-CU: | f. Tuhaf şeylere meraklı olan, garip şeyler arayan. |
| GARABET-NÜMA: | f. Yabancılık çeken. Garip, tuhaf. |
| HARABE: | Harab yer. Şehir veya ev yıkıntısı. Perişan yerler. |
| HARABENİŞİN: | f. Viranelerde, harabelerde oturan. |
| HARABEZAR: | f. Viranelik. Yıkıntı yeri. |
| KARABE: | Kırba. Büyük testi. |
| KARABET: | Soyca yakınlık. Hısımlık. Akrabalık. |
| KARABET-İ KALB: | Kalb yakınlığı, gönül yakınlığı. |
| KARABET-İ NESEBİYYE: | Aynı soydan gelmek suretiyle olan asli hısım ve akrabalık. |
| KARABET-İ SIHRİYYE: | Kız alıp vermekle meydana gelen akrabalık, yakınlık, hısımlık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ARABESK : | Süslemede kullanılan bir çeşit tezyinat. |
| ÂRÂB : | (İrb ve İrbe. C.) Hacetler. * Uzuvlar. * Akıllar, zekâlar. * Hileler, oyunlar. |
| ÂRÂ : | f. Süsleyen. Bezeyen. |
| ÂR : | Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya. |