Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ARİN: Arslanın yerleşip yataklandığı yer.
Ağaçlar.
Et.
İçerisinde 'ARİN' geçenler
ALİZARİN: Fr. Eskiden kök boyası denilen bitkiden çıkarılırken, şimdi kimya usulleriyle hazırlanan boya maddesi.
CARİN: Aşınmış ve eskimiş bez.* Belirsiz yol. * Yılan yavrusu.
DARİN: Bir yerin adı.
EVARİN: f. Güzel olmayan, çirkin.
GARÎN: Havuz dibinde olan balçıklı su. * Her nesnenin kap dibinde kalan çöküğü, tortusu.
KARİN: Yakın. Hısım. Akraba. * Arkadaş. Yaşı aynı olan arkadaş. Refik. Komşu. * Bir şeyi elde eden, nâil olan. * Pâdişahın daimi surette yakınında bulunan. Mâbeynci.
KARİN-İ EVVEL: Baş mâbeynci.
KARİN: Kılıcı ve oku olan. * Hacla umreyi birlikte yapan.
KARİNE: Bilinmeyen bir şeyin anlaşılmasına yarayan ip ucu. Anlaşılması zor olan hususun hak ve hakikatına dâir cüz'i delil olan şey. İşaret.
KARİNE-İ MÂNİA: (Bak: Karine-i mecaz)
KARİNE-İ MECAZ: Mecaza ait işaret. Kelimenin mecaz olmasını gerektiren, hakiki mânasında alınmasına mâni olan kayıt. Buna Karine-i mânia da denir.
KARİNE-İ TAAYYÜN: Belli edici ve tâyine yardım eden iz, işâret, delil.
MARİN: Burun ucunda olan yumuşak kemiksiz yer.
MASARÎN: Bağırsaklar.
MUKARİN: Yakın olan. Bitişen. Ulaşan. Ulaşmış olan.
MÜTEKARİN: (Karn. dan) Birbirine birleşmiş, bitişmiş olan. * Yaklaşmış, yakınlaşmış, tekarün eden.
NARİN: f. İnce, zayıf, nazik. * İç oda.
NİGÂRİN: f. Resim gibi güzel sevgili. * Resimlerle ve nakışlarla süslü.
PARİN: (Pârine) f. Geçen yılki, geçen sene olan, bıldırki.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂRÎ : Pâk, pislikten uzak. * Hür.
ÂR : Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...