| Kelime | Anlam |
|---|
| ARİR: | Garip. |
| İçerisinde 'ARİR' geçenler |
|---|
| DARİR: | (C.: Edirrâ) Kör, a'mâ. * Nefis. * Cismin bakiyyesi. * İri vücutlu fakir kişi. |
| DEHARİR: | Zamânın şiddetleri. |
| DUD-İ HARİR: | İpek böceği. |
| ESARİR: | Gizli sırlar. * Yüz ve avuçtaki çizgiler. |
| GARÎR: | Kefil. * Güzel ahlâk. * Durumdan veya işten anlamıyan. |
| HABARÎR: | (Hıbrîr. C.) Dağçiçekleri. Dağda yetişen çiçekler. |
| HARİR: | İpek. İpekten yapılmış. * Harâretli. Sıcak. |
| HARÎR: | Su akarken çağlamak. * Yel eserken fışıldamak. * Horuldamak. |
| HARİRÎ: | İpek eşya. * İpek tüccarı. * Bir nevi kâğıt. |
| HARİRÎ: | (Kasım bin Ali) (Mi: 1054-1122) Irak'ta doğdu. İnhitat (çöküş) devrinin ediblerindendir. "Makamat" adlı eseriyle şöhret bulmuştur. Bediüzzaman-ı Hemedanî'nin Makamları misal alınarak yazılmış elli makameyi (nutukları) ihtiva eder. |
| HARİRİYE: | Un ve süt ile yapılan bulamaç. |
| KAMATIR (KAMTARİR): | Katı, sağlam. |
| KAMTARİR: | Çatık suratlı. |
| KARİR: | Mesrur, sevinmiş, memnun. Beşâret ve müjde sebebi ile parlayan göz. |
| KARİR-ÜL AYN: | Memnun, mesrur, gözü aydın. |
| KAŞ'ARİRE: | Ürpermek, titremek. |
| KAVARİR: | (Karure. C.) Gözbebekleri. * Şişeler.KAVAS : Eskiden vezirlerin maiyetlerinde kullandıkları silâhlı adamlar. |
| MENSUCÂT-I HARİRİYYE: | İpek dokumalar. |
| NAHARİR: | (Nihrir. C.) Bilgili, akıllı ve âlim kimseler. Fâzıl ve mâhir kişiler. |
| PARİR: | f. Dayak, destek, direk. |
| SARİR: | (Kapı, kalem vs. de) Cızırtı, gıcırtı. |
| SARİR-İ HÂME: | Kalem cızırtısı. |
| SEARİR: | Bir ot cinsi. * Burun içinde olan yarık. |
| ŞEARİR: | Davar yanırına üşüşen sinek ve üvez. * Her yöne dağılmak. |
| TEKARİR: | (Takrir. C.) Teklifler, takrirler, önergeler. |
| ZARİR: | (C.: Ezırre-Zırrân) Kaba, sert yapılı ve muhkem yer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÂRÎ : | Pâk, pislikten uzak. * Hür. |
| ÂR : | Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya. |