Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ARİYY: (C: Erâri) Davar bağlanan yer ve ip.
ARİYYET: Ödünç verip almak.
İçerisinde 'ARİYY' geçenler
ÂLÂT-I NARİYYE: Ateşli silâhlar.
AMARİYYE: Deveye konulan mıhfe.
ARİYYET: Ödünç verip almak.
BAHARİYYE: Edb: Birini övmek için yazılan ve bahar tasviriyle başlayan kaside. * Tar : Yeniçeri ağasından itibaren padişah tarafından Yeniçeri kâtibiyle ocak ağalarına verilen baharlık.
BARİYY: (C.: Bevâri) Kaba hasır.
CİVARİYYET: Komşuluk, yakınlık, aynı civarda oluş.
DARİYYE: f. Divan şairlerinin, dünyevi makamca büyük olanların yaptırdıkları köşk ve konaklara dair yazdıkları manzume.
EF'ÂL-İ İHTİYARİYYE: Kişinin kendi isteğiyle yaptığı işler, Kişinin kendi ihtiyârî fiilleri.
EFVAH-I NÂRİYYE: Ateşli silâhlar. (Top, tüfek gibi.)
EMTİA-İ TİCARİYYE: Tüccar malları.
ESLİHA-İ NÂRİYYE: Ateşli silâhlar.
GARİYY: Cemil, güzel, hüsün.
HAVARİYYUN: Hz. İsa'nın (A.S.) yardımcı ve sahabeleri olan 12 kişinin hepsine birden verilen isim. Bunlar: İsa'nın (A.S.) Petrus adını verdiği Yunus'un oğlu Simun, kardeşi Andreas, Yakub, Zebedi'nin oğlu Yuhanna, Filipus ve Bartholomaeus, Matta ve Tomas, Alte'nin oğlu Küçük Yakub, Gayur Simdeu, Yakub'un oğlu Yahuda, hain Yahuda İskariyot'tur.
HAYDARİYYE: Hırkanın altına giyilen kısa ve kolsuz elbise.
HUDARİYYE: Tavşancıl kuşu. * Karanlık gece.
İFTARİYYE: İftarlık. İftar için hususi olarak hazırlanmış nevale. Bunlar oruç bozulduktan sonra yemek yenmeden evvel yendiği için bu ad verilmiştir. * Osmanlı İmparatorluğu zamanında padişah sarayında, vüzera, eşraf ve âyân konaklarında, davetlilere iftardan sonra diş kirası namıyle verilen bahşiş, para.
İFTİHARİYYAT: İftihar yoluyla söylenen sözler.
İHBARİYYAT: Haberle alâkalı, habere âit cümleler.
İHBARİYYE: Haber vermek işi. * Kaçak veya kayıp eşyayı haber verene mükâfat olarak verilen para.
KANTARİYYE: Kantar ücreti. Tartma parası.
KAZİYE-İ NAZARİYYE: Man: Aklın bir delil ile tasdik eylediği kaziyye. Delilinin mukaddematı yakiniyyattan ise, yakiniyye'dir ve illâ zanniye olur.
NARİYYE: Nar ile alâkalı, nara mensub. Ateşten, yanıp tutuşur, patlar olan şey.
NAZARİYYÂT: (Nazariye. C.) Görüşler. Düşünceler. Doğruluğu isbat edilmemiş ilmi görüşler.
SAY'ARİYYE: Boyunda olan işaret.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ARİYYET : Ödünç verip almak.
ARİYE : (Ariyet) Geri verilmek üzere alınan, iğreti. Bir kimsenin geri almak üzere, karşılıksız olarak başkasının faydalanmasına terk ettiği mal. Kullanılmak üzere alınan emanet mal.
ARIK : Uykusuz kimse, uykusuz olma halindeki.
ÂR : Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...