Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ARAS: | Yorgunluk, bitkinlik. Hayranlık. |
| ARASAT: | (Aresât) Mahşer yeri. Haşir ve neşir meydanı. |
| ARASTE: | f. Bezenmiş süslenmiş. Çarşının bir esnafa mahsus kısmı. Vaktiyle ordu çarşısı, ordugâhta kurulan seyyar çarşı. |
| ARASTE-GÎ: | f. Süslülük, bezenmişlik, ârâstelik. |
| İçerisinde 'ARAS' geçenler | |
| ARASAT: | (Aresât) Mahşer yeri. Haşir ve neşir meydanı. |
| ARASTE: | f. Bezenmiş süslenmiş. * Çarşının bir esnafa mahsus kısmı. * Vaktiyle ordu çarşısı, ordugâhta kurulan seyyar çarşı. |
| ARASTE-GÎ: | f. Süslülük, bezenmişlik, ârâstelik. |
| BARAS: | Tedavi edilmesi mümkün olmayan ve vücutta beyaz lekeler meydana getiren bir hastalık. |
| DARAS: | Ekşi yemekten dolayı dişin kamaşması. |
| HARÂS: | f. Hayvanla döndürülen değirmen. |
| HARÂS-I HARÂB: | Harap olmuş değirmen. * Mc: Dünya. |
| HARAS: | f. Dilsizlik, dilsiz olma. |
| HARASET: | Çift sürme. * Sürülen yer. Tarla. * Ekincilik, çiftçilik. |
| İP PARASI: | Mc: Belâyı savmak için verilen şey. |
| MUTARASSID: | Gözleyen. Tarassud eden. |
| MUTARASSIDÂNE: | f. Tarassud edene yakışır şekilde. |
| SARASIR: | (Sarsar. C.) şiddetli ve gürültülü rüzgârlar. |
| SARASIRA: | Şam vilâyetinde yetişen bir otun adı. |
| TARAS: | İzdihamlık, çok kalabalık. |
| TARASRUS: | Katı olmak, şiddetlilik. * Sağlam olmak. |
| TARASSUD: | Bir şeyi çok dikkat ederek gözetleme. İntizar üzere olma. Gözetleme. |
| TARASSUDÂT: | (Tarassud. C.) Gözlemler, tarassutlar, gözetlemeler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ARASAT : | (Aresât) Mahşer yeri. Haşir ve neşir meydanı. |
| ÂRÂ : | f. Süsleyen. Bezeyen. |
| ÂR : | Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya. |