Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ARM: (Arem) İnatçılık, muannitlik.
Kafa tutma.
ARMÂ': Alaca yılan.
ARMADOR: İtl. Direk, seren, ip ve yelken gibi şeylerle gemiyi donatan usta.
ARMAN: f. Hasret, özleyiş, özleme.
Nedâmet, pişman olma.
Eseflenme, teessüf.
Sıkıntı, rahatsızlık, zahmet.
ARMANÎ: f. Müteessif, kederli, üzüntülü. Pişman, nâdim.
ARMATÜR: Lât. Fiz: Kuvvet akımını toplu bir hale koymak için mıknatısın kutupları arasına yerleştirilen demir parçası.
Kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri.
ARMAZ: Kurbağa yosunu.
İçerisinde 'ARM' geçenler
ALARM: Fr. Tehlike anında herkesi haberdar etmek için verilen işaret.
ARMÂ': Alaca yılan.
ARMADOR: İtl. Direk, seren, ip ve yelken gibi şeylerle gemiyi donatan usta.
ARMAN: f. Hasret, özleyiş, özleme. * Nedâmet, pişman olma. * Eseflenme, teessüf. * Sıkıntı, rahatsızlık, zahmet.
ARMANÎ: f. Müteessif, kederli, üzüntülü. Pişman, nâdim.
ARMATÜR: Lât. Fiz: Kuvvet akımını toplu bir hale koymak için mıknatısın kutupları arasına yerleştirilen demir parçası. * Kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri.
ARMAZ: Kurbağa yosunu.
BETONARME: Fr. İskeleti demir çubuklardan yapılmış olan beton.
DARM: Şiddetli açlık. Oburluk. * Ateşin yakması.
FARMASON: Fr. Mason. Dinsiz, imansız. (Bak: Mason)
ÇARMIH: f. (Çar: Dört; Mıh: Çivi) Salib. Suçluyu haça germek için kurulmuş, haç şeklinde darağacı. * Geminin direkleri başından aşağıya inen kalın ipler.
GARM: Çekmek.
HARM: Muhkem etmek, sağlamlaştırmak. * Davara yük vurmak. * İşinde çabuk çabuk olmak. * Udul etmek. * Kat'etmek.
HARMED: Kokusu ve rengi değişen. * Kara balçık.
HARMEL: Üzerlik otu.
HARMEŞ: İfsad etmek, bozmak.
HEZARMÎH: f. Bin yerinden yamalı derviş hırkası. * Çok süslü. * Gök yüzlü.
İSKARMOZ: Gemilerin kaburgalarını teşkil eden eğri ağaçlar. * Kayıklarda kürek takılıp çekilen ağaç çiviye de bu ad verilir.
ISKAPARMA: İtl. Bir gemiyi toptan kiralama.
ISKARMOZ: Kayık ve sandallarda kürek takılmak üzere yan kenarlara dikine sokulmuş tahta çiviler. * Bir cins küçük balık.
ISPARMACA: Deniz içinde birkaç zincirin birbirine karışması.
JANDARMA: Fr. Yurt içinde asayişi sağlamak gayesiyle meydana getirilen ve orduya mensup silâhlı kuvvet. Ve bu kuvvette yer alan asker.
KARM: (C.: Kurum) Değerli insan. Kıymetli insan.
KARMELE: Yapraksız küçük ağaç.
KARMEŞE: Cem'etmek, toplamak.
KARMEŞE: Cem'etmek, toplamak.
SARM: (Surm) Bağ kesmek. Meyve toplamak. Bir şeyi kökünden ayırmak.
SARMA': Susuz sahra. Suyu olmayan çöl.
TARMESE: Münkabız olmak.
YARMEND: f. Dost, muin, yardımcı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ARMÂ' : Alaca yılan.
ÂR : Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...