Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ARRE: Câriye.
Uyuz hastalığı.
İçerisinde 'ARRE' geçenler
CARRE: Komşu kadını. * Yularından çekilen deve.
CİNAS-I MUHARREF: Edb: Yalnız harflerde beraberlik, harekelerde ayrılık bulunan cinâs. (merd, mürd gibi.)
DARRE: Bir miktar süt.
EKALİM-İ HÂRRE: Sıcak iklimler, ülkeler.
GARRE: Gafil kişi, gaflette bulunan kimse.
GARRENDE: f. Kükreyerek vahşileşen arslan ve benzeri yırtıcı hayvan.
GITARRES: (C: Gatâris) Zâlim, mütekebbir, kibirli kimse.
GURRE-İ MUHARREM: Arabi aylardan olan Muharrem ayının birinci günü ve gecesi.
HARRE: (C.: Hurer) Değirmenin buğday konulan deliği.
HARRE: (C.: Hırâr-Hırârât-Harrun) Kara taşlı yer.
KARRE: Soğukluk, soğuk.
MÂRRE: Fık: Herkesin gittiği umumi yoldan yürüyen.
MEARRE: Keffaret, diyet. * Elem, meşakkat, dert, günah.
MEMALİK-İ HÂRRE: Sıcak memleketler. İklimi çok sıcak olan mıntıkalar.
MEZARRE: Isırmak.
MINTIKA-İ HARRE: Sıcak mıntıka. Ekvator iklimi olan yerler. Hatt-ı istiva mıntıkası.
MİHSARRE: Bir kimsenin elinde tuttuğu sopa veya değnek.
MİYAH-I HÂRRE: Kaplıca suları gibi olan sıcak sular.
MUARREB: Arablaştırılmış. Arablaşmış.
MUARREF: Târif edilmiş, anlatılıp bildirilmiş. Bildik. Belli. Bilinen. * Gr: Harf-i târifli kelime. * Mat: Sınırlı. Hududlu.
MUARRES: Çömlek koyacak yer. Gecenin geç vakitlerinde inilecek yer.
MUHARRECE: Boynunda tasması olan köpek.
MUHARREF: (Harf. den) Tahrif edilmiş. Değiştirilmiş. kalem karıştırılmış. Bozuk. İfsâd ederek tahrib edilmiş.
MUHARREFAT: (Muharref. C.) Tahrif edilmiş ve değiştirilmiş şeyler.
MUHARREM: Arabi ayların başı, birincisi. * Haram edilmiş olan. * Bu muharrem ayında Müslümanlıktan evvel Arablar arasında muharebe yasaktı. Bundan dolayı bu isim verilmiştir. * Haram kılınmış, tahrim olunmuş. (Bak: Eşhür-ü hurum)
MUHARREMÂT: Haramlar. Haram edilen şeyler. Dinimizce helâl olmayan şeyler.
MUHARRER: Tahrir olunmuş. * Yazılmış. Yazılı.(Muharrer : İyice azadlanmış, tam hürriyetine kavuşturulmuş demektir ki; ibadette muhlis veya mâbed hâdimi yahut da dünyadan azade mânalarıyla da tefsir edilmiştir. E.T.)
MUHARRERÂT: Yazılı şeyler. Yazılmış kâğıtlar. Mektuplar.
MUHARRERÂT-I RESMİYE: Resmi mektublar veya yazılar.
MUKARRE: Göz yaşının durması.
MUKARREB: (Kurb. dan) Yakınlaşmış. Yakınlaştırılmış. Yakın. * Büyük zât veya padişah gibi kimselere hizmette yaklaşmış olan.
MUKARREBUN (MUKARREBÎN): Büyük meleklerden bir zümre. * Takva ve ubudiyyet ile evliya derecesine gelmiş, Cenab-ı Hakk'ın indinde çok kıymetli ve mübarek büyük zâtlar. * Yakınlaşmış olanlar.
MUKARREN: Bağlanmış nesne.
MUKARRER: Kararlaşmış. Takrir edilmiş. Karar verilmiş. Kat'i. Şek ve şüpheden beri olan. Muhakkak ve müsellem olan. Anlatılmış. Bildirilmiş.
MUKARRERÂT: Kararlaştırılan şeyler, kararlar.
MUTARRED: Cemaatı usandıracak derecede okumayı uzatan imâm.
MUZARREB: Kaba dikişli kaftan.
MÜCARRE: Bir kimsenin hakkını süründürme. İşini sürüncemede bırakma.
MÜDARRE: El değirmeni.
MÜSARRE: Sürurlaşmak, sevindirmek.
MÜVARRE: El değirmeni.
SARRE: Kapı, kalem ve semer cızıldaması. * Çağırıp söylemek. * Sayha, yüksek ses.
YARRES: f. İmdada yetişen.
ZAARRE: Kişinin ahlâk ve huyunun kötü olması.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ARR : Uyuz hastalığı.
ÂR : Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...