| Kelime | Anlam |
|---|
| ARRE: | Câriye. Uyuz hastalığı. |
| İçerisinde 'ARRE' geçenler |
|---|
| CARRE: | Komşu kadını. * Yularından çekilen deve. |
| CİNAS-I MUHARREF: | Edb: Yalnız harflerde beraberlik, harekelerde ayrılık bulunan cinâs. (merd, mürd gibi.) |
| DARRE: | Bir miktar süt. |
| EKALİM-İ HÂRRE: | Sıcak iklimler, ülkeler. |
| GARRE: | Gafil kişi, gaflette bulunan kimse. |
| GARRENDE: | f. Kükreyerek vahşileşen arslan ve benzeri yırtıcı hayvan. |
| GITARRES: | (C: Gatâris) Zâlim, mütekebbir, kibirli kimse. |
| GURRE-İ MUHARREM: | Arabi aylardan olan Muharrem ayının birinci günü ve gecesi. |
| HARRE: | (C.: Hurer) Değirmenin buğday konulan deliği. |
| HARRE: | (C.: Hırâr-Hırârât-Harrun) Kara taşlı yer. |
| KARRE: | Soğukluk, soğuk. |
| MÂRRE: | Fık: Herkesin gittiği umumi yoldan yürüyen. |
| MEARRE: | Keffaret, diyet. * Elem, meşakkat, dert, günah. |
| MEMALİK-İ HÂRRE: | Sıcak memleketler. İklimi çok sıcak olan mıntıkalar. |
| MEZARRE: | Isırmak. |
| MINTIKA-İ HARRE: | Sıcak mıntıka. Ekvator iklimi olan yerler. Hatt-ı istiva mıntıkası. |
| MİHSARRE: | Bir kimsenin elinde tuttuğu sopa veya değnek. |
| MİYAH-I HÂRRE: | Kaplıca suları gibi olan sıcak sular. |
| MUARREB: | Arablaştırılmış. Arablaşmış. |
| MUARREF: | Târif edilmiş, anlatılıp bildirilmiş. Bildik. Belli. Bilinen. * Gr: Harf-i târifli kelime. * Mat: Sınırlı. Hududlu. |
| MUARRES: | Çömlek koyacak yer. Gecenin geç vakitlerinde inilecek yer. |
| MUHARRECE: | Boynunda tasması olan köpek. |
| MUHARREF: | (Harf. den) Tahrif edilmiş. Değiştirilmiş. kalem karıştırılmış. Bozuk. İfsâd ederek tahrib edilmiş. |
| MUHARREFAT: | (Muharref. C.) Tahrif edilmiş ve değiştirilmiş şeyler. |
| MUHARREM: | Arabi ayların başı, birincisi. * Haram edilmiş olan. * Bu muharrem ayında Müslümanlıktan evvel Arablar arasında muharebe yasaktı. Bundan dolayı bu isim verilmiştir. * Haram kılınmış, tahrim olunmuş. (Bak: Eşhür-ü hurum) |
| MUHARREMÂT: | Haramlar. Haram edilen şeyler. Dinimizce helâl olmayan şeyler. |
| MUHARRER: | Tahrir olunmuş. * Yazılmış. Yazılı.(Muharrer : İyice azadlanmış, tam hürriyetine kavuşturulmuş demektir ki; ibadette muhlis veya mâbed hâdimi yahut da dünyadan azade mânalarıyla da tefsir edilmiştir. E.T.) |
| MUHARRERÂT: | Yazılı şeyler. Yazılmış kâğıtlar. Mektuplar. |
| MUHARRERÂT-I RESMİYE: | Resmi mektublar veya yazılar. |
| MUKARRE: | Göz yaşının durması. |
| MUKARREB: | (Kurb. dan) Yakınlaşmış. Yakınlaştırılmış. Yakın. * Büyük zât veya padişah gibi kimselere hizmette yaklaşmış olan. |
| MUKARREBUN (MUKARREBÎN): | Büyük meleklerden bir zümre. * Takva ve ubudiyyet ile evliya derecesine gelmiş, Cenab-ı Hakk'ın indinde çok kıymetli ve mübarek büyük zâtlar. * Yakınlaşmış olanlar. |
| MUKARREN: | Bağlanmış nesne. |
| MUKARRER: | Kararlaşmış. Takrir edilmiş. Karar verilmiş. Kat'i. Şek ve şüpheden beri olan. Muhakkak ve müsellem olan. Anlatılmış. Bildirilmiş. |
| MUKARRERÂT: | Kararlaştırılan şeyler, kararlar. |
| MUTARRED: | Cemaatı usandıracak derecede okumayı uzatan imâm. |
| MUZARREB: | Kaba dikişli kaftan. |
| MÜCARRE: | Bir kimsenin hakkını süründürme. İşini sürüncemede bırakma. |
| MÜDARRE: | El değirmeni. |
| MÜSARRE: | Sürurlaşmak, sevindirmek. |
| MÜVARRE: | El değirmeni. |
| SARRE: | Kapı, kalem ve semer cızıldaması. * Çağırıp söylemek. * Sayha, yüksek ses. |
| YARRES: | f. İmdada yetişen. |
| ZAARRE: | Kişinin ahlâk ve huyunun kötü olması. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ARR : | Uyuz hastalığı. |
| ÂR : | Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya. |