Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ARSA: | (C: Arasât) Bina yapılacak boş arazi parçası. Üzerindeki binası yıkılmış veya yapıya tahsis olunmuş yer. |
| ARSA-İ ÂLEM: | Alem arsası, dünya meydanı. |
| ARSA-İ KÂR-ZÂR: | Muharebe alanı, savaş meydanı. |
| ARSAT: | Semer ağaçlarına çakılan ağaç mıh. |
| İçerisinde 'ARSA' geçenler | |
| ARSA-İ ÂLEM: | Alem arsası, dünya meydanı. |
| ARSA-İ KÂR-ZÂR: | Muharebe alanı, savaş meydanı. |
| ARSAT: | Semer ağaçlarına çakılan ağaç mıh. |
| GARSAN: | Karnı aç kimse. |
| HARSA': | Dilsiz kadın. * Gürlemeyen bulut. * Belâ. (Müz: Ahrâs) |
| KARSA (KARİSÂ): | Bir hurma cinsi. |
| KARSA': | Deve kuşunun erkeği. |
| KARSAA: | Buruşup büzülmek. * Yazıyı sık yazmak. |
| KÂRSAZ: | f. Becerikli, elinden iş gelen. |
| PARSAL: | f. Geçen yıl, bıldır. |
| SARSAR: | Gürültü ile gelen pek soğuk rüzgâr, yel. Kasırga. * Ağustos böceği. |
| SARSARA: | Doğan sesi. * Horoz sesi. |
| SARSARANİ: | (C.: Sarsaraniyyât) Bir deve cinsi. * Bir cins balık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ARSA-İ ÂLEM : | Alem arsası, dünya meydanı. |
| ÂRSIZ : | Bî-ar, utanmaz, arsız. |
| ÂR : | Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya. |