Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ASİRE: | Üzerine bir yıl geçtiği hâlde hâmile olmayan dişi deve. |
| ASİRE: | (C.: Asirât) Hayvanın ayağının arasına takılan köstek. |
| ASÎRE: | Cibre, posa. |
| İçerisinde 'ASÎRE' geçenler | |
| ADEM-İ BASİRET: | Basiretsizlik, görüşsüzlük. |
| BASİRET: | Hakikatı kalbiyle hissedip anlama. Kalbde eşyanın hakikatlarını bilen kuvve-i kudsiyye. Ferâset. İm'ân-ı dikkat. * İbret alınacak hidâyet sebepleri. Beyyine. Hüccet. * Bir evin iki tarafının arası. * Yer üstündeki kan. (Bak: Süveydâ-i kalb) |
| BASİRET-İ KALB: | Gönül uyanıklığı. Kalb basireti. |
| BASİRET-KÂR: | f. Basiretli, ferâsetli, önceden gören. |
| BASİRET-KÂRÎ: | Basiretlilik, önceden görmeklik. |
| EKASİRE: | (Kisrâ. C.) Kisralar, şahlar. Eski Acem padişahları. |
| GASÎRE: | Cemaat, topluluk. |
| HANASİRE: | Hıyânet ehli, hâinler. |
| HÂSİREN: | Ziyana uğrayarak, zarar gördüğü halde. |
| KASİRE: | Evinde hapsedilip dışarı çıkartılmayan kadın. |
| KAYASİRE: | (Kayser. C.) Kayserler. Eski Bizans ve Roma İmparatorlarının lâkapları. |
| SEMASİRE: | (Simsar. C.) Simsarlar, komisyoncular, tellâllar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ÂSİR : | Bir efsaneyi rivayet eden. |
| ASİ : | Uygun, elverişli. |
| AS : | Mersin ağacı. |