Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ÂSÛR: | (C.: Avâsir) Tuzak, ağ. Şer. Şiddet. |
| ASÛR: | Zorluk. Güçlük. |
| ASÛR: | Eğri boyunlu. |
| İçerisinde 'ASÛR' geçenler | |
| BÂSÛR: | (C.: Bevâsir) Tıb: Mayasıl. Kalın bağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesi ve bazen iltihablanması sebebiyle, makadın içinde ve dışında meydana gelen memeler yüzünden makaddan kan ve cerahat gelmesi hastalığı. |
| FASUR: | Gümüş tabak. |
| HASUR: | Mânevi mücahededen dolayı kadınlara yaklaşmaya rağbet etmeyen. * Sır saklayan. Keder ve üzüntüden gönlü daralan, tasadan içi sıkılan. * Çok bahil kimse. (Halkla yer ve içer, birşey vermez) * Oğlu ve kızı olmayan. * Avrete cimâ edemeyen. * İhlili dar olan deve. |
| MASUR: | Birbirine katılmış şey. Mümtezic. |
| NASUR: | Göz pınarında, mak'at havâlisinde ve diş etlerinde olur bir hastalık. |
| TAKASUR: | (Kasr. dan) Bir işi mümkün iken yapmama. Esirgeme. |
| TENASUR: | Yardımlaşma. Karşılıklı yardım etme. * Haberler birbirini tasdik eylemek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ASÛB : | Bey, başbuğ. Hakan. * Arı beyi. (Bak: Ya'sub) |
| AS : | Mersin ağacı. |