Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ASİB: Dolmuş bağırsak.
Katı nesne, şedid.
Şiddetli sıcak, çok sıcaklık.
Talihsizlik.
ASİB: Dağ, cebel.
Kuyruğun bittiği yere "asib-ü zeneb" derler.
ÂSİB: f. Musibet, belâ, âfet, felâket.
Çarpışma.
ASİB-İ RÜZGAR: Zamanın belâsı.
ASİB-RESAN: f. Zarar veren, musibete atan, belâya düşüren, felâkete sevkeden.
İçerisinde 'ASİB' geçenler
ASİB-İ RÜZGAR: Zamanın belâsı.
ASİB-RESAN: f. Zarar veren, musibete atan, belâya düşüren, felâkete sevkeden.
BAŞIBOZUK: t. Bir harp çıktığında orduya süvari veya piyade olarak katılan gönüllü asker. Başıbozuk tâbiri, gelişigüzel ve intizamsız idare tarzına da alem olmuştur. Bir zamanlar bu tâbir, asker olmayan siviller için de kullanılmıştır.
BÎ-NASİB: f. Nasibsiz, tâlihsiz.
EL-KÂSİBÜ HABİBULLAH: Cenab-ı Hakk'ın (C.C.) ma'rifetini ve rızâsını kazanan onun habibidir, sevgili kuludur. (Hadis meâli)
GASIB: Gasbeden, zorla alan.
GASIB-ÜL GASIB: Gasbedilmiş malı gasıbdan gasbeden.
HARF-İ NÂSIB: Muzari fiilinin sonunu üstün (e, a diye) okutan harf. (Bak: Huruf-i nâsibe)
HASIB: Tipi. Ortalığı toza toprağa boğan şiddetli rüzgâr.
HASİB: Hesab eden, hesab edici.
HASÎB: Cömert kimse. Hayır sahibi ve eli açık adam. * Bolluk yer, ucuzluk.
HASÎB: Muhterem, itibarlı, değerli ve soyu temiz kimse. şahsi meziyet sâhibi insan. * Muhâsebeci.
HAŞİB: Yoğun, kalın. * Tam düzelmemiş olan kılıç. * Süslü, zinetli.
HAŞİBE: Tabiat, mizaç, huy.
HAVASIB: (Hâsıb. C.) Şiddetli rüzgârlar, fırtınalar.
HURUF-U NÂSİBE: Gr: Muzari (geniş zaman) fiilinin başına getirildiğinde o fiili nasbeden harfler. (En), (Len), (İzen), (Key) harfleri gibi.
KASIB: Düdük çalan.
KÂSİB: Kazanç sahibi. Kazanmak için çalışan. Kesbeden. Marifet için çalışan.
KASİB: (C.: Kasâyib) Kadınların yüzleri üstüne bıraktıkları kıvırcık saç. Kâkül.
KAŞİB: (C.: Kuşbâ) Yeni veya eski.
LASIB: (C.: Levâsıb) Yapışkan. * Dar ve derin kuyu.
MA'KUSEN MÜTENASİB: Mat: Tersine olan müvâzene. Yâni, birbirine nisbet edilen iki şeyden, biri çoğaldığı oranda diğerinin eksilmesi veya birinin azaldığı nisbetinde diğerinin çoğalması. Ters orantılı.
MEBSUTEN MÜTENASİB: Birbirlerine nisbetli olan iki şeyden birinin artmasıyla, diğerinin de aynı nisbetle artması; veya eksilmesiyle diğerinin de eksilmesidir. Doğru orantılı.
MEKÂSİB: (Mekseb ve Meksib. C.) Kazançlar. Kazanç yer ve araçları. Kesbedilen ve kazanılan yerler.
MENASIB: (Mansıb. C.) Devletin başlıca hizmetleri. Makamlar, rütbeler, pâyeler.
MENASIB-I SEYFİYE: Askerlik hizmetleri.
MUGTASIB: Gasb eden, zorla alan.
MUHASİB: Hesab eden. Hesap işi ile uğraşan. Muhasib.
MÜNASİB: Benzer, uygun, lâyık, yakışır, yaraşır.
MÜNTASIB: (Nasb. dan) Direk gibi dikili duran.
MÜTENASİB: Uygun, aralarında muntazam bir nisbet bulunan, muvâfık, birbirine mensub ve müşâbih olan.
MÜTEVASİB: Birbirinin üzerine sıçrayan.
NA-MÜNASİB: f. Münâsebetsiz, yakışıksız, uygunsuz, uygun olmayan.
NASIBE: (Bk: Nasibe)
NASİB: Nasbeden, bir şeyi bir şeye diken. * Gr: Harfi (e) diye üstün okutan.
NASİB: Pay, hisse, kısmet. * Bir kimsenin elde edebildiği şey.
NASİBDAR: f. Nasibi olan. Hissedar.
NASİBDAŞ: f. Hissede beraber, nasipte eş olan.
NASİBE: Müfrit Haricîlerden ve Emevîlerden ve Hz. Ali'ye (R.A.) çok muhalif olan zümrenin adı.
NASİBE: (C.: Nesâib) Yollara dikilen işaret taşı. Bir yere dikilen taş.
NAŞİB: Hâfız. * Ok sahibi. İçine girip yapışan nesne.
NASİBDAŞ: f. Hissede beraber, nasipte eş olan.
PAŞİB: f. Basamak, merdiven.
RASİB (RÂSİBE): Tortulaşan, dibe çöken.
REVASİB: (Rüsub. C.) Tortular.
REVASİB-İ REMLİYE: Kum tortuları.
UMUR-U MÜTENASİBE: Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler.
VASIB: Hasta.
VASIB: Yerinde duran. Sürekli.
YASIB: Yeşim taşı.
YEASİB: (Ya'sub. C.) Reisler, başkanlar, başlar. * Arıbeyleri.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ASİB-İ RÜZGAR : Zamanın belâsı.
ASIF(E) : (C.: Asıfât) Şiddetli rüzgâr, sert fırtına. (Bak: Asf)
AS : Mersin ağacı.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...