| Kelime | Anlam |
|---|
| ASİF: | (C.: Usefâ) Para ile tutulan işçi, yevmiyeci, gündelikçi. |
| ASİFE: | Buğday ve arpa başağını örten yapraklar. |
| İçerisinde 'ASİF' geçenler |
|---|
| ASİFE: | Buğday ve arpa başağını örten yapraklar. |
| FELASİFE: | Felsefeciler. Filozoflar, felsefe ile uğraşanlar. * Düşüncesiz, kaygısız, rahat yaşayanlar. * Dinsizler. |
| FELASİFE-İ YUNAN: | Yunan feylesofları. |
| HÂSİF: | (Husuf. dan) Sararmış. Rengi, parlaklığı kalmamış. Husufa uğramış. |
| HASÎF: | (C.: Husef) Suyu hiç kesilmeyen su kuyusu. * Yağmuru çok olan bulut. |
| HASÎF: | Ak ile kara, alaca renkli urgan. * İki çeşit renkten meydana gelen. |
| HASÎF: | Aklı başında, kâmil ve olgun adam. |
| HASÎFANE: | Aklı başında ve olgun olan bir adama yakışacak suretde. |
| HASÎFE: | Gizlenen kin, hased ve düşmanlık. |
| KASÎF: | Kuru ince ağaç. * Gök gürültüsü. * Deniz sesi, dalga sesi. |
| LASÎF: | Parlayan, parıldayan. Parlayıcı. |
| MASİF: | (C.: Mesâif) (Sayf. dan) Yazlık. Yazın oturulacak yer. Sayfiye yeri. |
| MÜNHASİF: | (Husuf. dan) İnhisaf eden, sönükleşen, daha mükemmel bir $şeyin yanında sönük kalan. Değersiz. Gölgelenmiş. |
| MÜTEKÂSİF: | (Kesafet. den) Sıklaşmış, koyulaşmış, yoğunlaşmış. Sıklaşan, yoğunlaşan, koyulaşan, tekâsüf eden. |
| NASİF: | Baş örtüsü. |
| RASİF: | Dayanıklı, sağlam, muhkem. * Taş temel, rıhtım. * Denizin yüzüne çıkmış kayalar. |
| RASİFE: | Su içinde yapılan sed. Rıhtım. |
| SEFASİF: | (Sefsâf. C.) Yerden toz kaldırarak esen rüzgârlar. |
| ŞASİF: | Kuru ve zayıf. |
| VASÎF: | (C.: Vusafâ - Vesâif) Hizmetçi, uşak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ASİFE : | Buğday ve arpa başağını örten yapraklar. |
| ASİ : | Uygun, elverişli. |
| AS : | Mersin ağacı. |