Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ASIM: Kendisini günahlardan men'edip pâk ve ismetli tutan, koruyan, men'eden.
ASIMA: Medine şehrinin diğer bir ismi.
ASİM: Engel, mâni, muhafaza eden.
ASİM: Günahkâr. Günah işleyen.
ASİME: f. Akılsız, şaşkın, sersem.
ASİME-GÎ: f. Akılsızlık, şaşkınlık, sersemlik.
ASİME-SÂR: f. Kafası karışık.
İçerisinde 'ASİM' geçenler
ALAŞIM: Madenlerin eriyerek birleşmesi sonunda meydana gelen madde, halita.
ASIMA: Medine şehrinin diğer bir ismi.
ASİME: f. Akılsız, şaşkın, sersem.
ASİME-GÎ: f. Akılsızlık, şaşkınlık, sersemlik.
ASİME-SÂR: f. Kafası karışık.
AVASIM: (Asıme. C.) Temiz, ismetli kimseler. * Hudut şehirleri.
ALAŞIM: Madenlerin eriyerek birleşmesi sonunda meydana gelen madde, halita.
BASIM: (Uydurma bir kelimedir) Matbaacılık. Tab'etme sanatı.
BASİM: (Besm. den) Güleryüzlü, şen kimse.
CASİM: Şam diyarında bir köyün adı.
EKASİM: (Aksam. C.) Aksamlar, paylar, kısmetler.
GASÎME: Çekirgeli yemek.
HASIM: (Bak: Hasm)
HASÎM: Hasım olan, husumet eden, düşmanlık eden.
HÂSİM: Kat'eden, hasmeden, kesip atan.
HAŞİM: Haşmetli, gösterişli, muhteşem.
HAŞİM: Kuru ekmek kırıntısı doğruyan. Ezen, yaran, kıran, parçalayan.
HAŞİME: Kemiği kırılmış olan baş yarığı.
HAŞİMÎ: Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) kabilesinden, O'nun sülâlesinden gelen. * Bir tarikat şubesinde olan.
KARAŞİME: Maymunların gece çıkıp yattığı bir ağaç.
KASIM: (A, uzun okunur) Taksim eden, ayıran, bölen.
KASIM: (A, uzun okunur) Kırıcı, ezici, ufaltan.
KASÎM: Güzel kimse. * Taksim eden, bölen.
KASÎME: (C.: Kasim) Dikenden başka ot bitmeyen kumlu yer.
KAVASIM: (Kasım. C.) Ezici, kırıcı ve ufaltıcı şeyler.
MAKASİM: (Maksim. C.) Su taksim edilen yer.
MEASİM: Günahlar. * Günah işlenecek yerler.
MENASİM: (Mensim. C.) Yollar, tarikler, meslekler. * Alâmetler, izler, eserler, nişânlar.
MERASİM: (Mersem. C.) Resmi merasimler. Âdet hükmündeki gösterişler. Resmi muameleler. * Şiveler. Âdetler.
MEVASİM: Mevsimler. * Pazar yerleri.
MEVASİM-İ ERBAA: Dört mevsim. Rebi' (İlkbahar), Sayf (Yaz), Harif (Sonbahar), Şitâ (Kış).
MUHASIM: Düşmanlık eden. Düşman olan taraflardan biri. Hasım olan. Birbirini dâva edenlerden her biri. Karşı tarafı tutan.
MUHASIMEYN: Bir dâvâ veya çekişmede birbirine karşı olan iki kimse.
MUHASIMÎN: (Muhasım. C.) Düşmanlar, muhasımlar.
MUHTASIM: Düşmanlık yapan. Adavet eden. Husumet eden.
MUKASIM: (Kısm. dan) Paylaşan, bölüşen, taksim eden.
MUNFASIM: Kırılan, kırılmış olan, kırık. Eksilen.
MU'TASIM: Günahtan çekinen. * Eliyle tutan. * Yapışan.
MÜNFASIM: Kesilmiş.
MÜNKASIM: (Kısım. dan) Bölünen, kısım kısım ayrılan, taksim edilen.
MÜTEHASIM: (C.: Mütehasımîn) (Husumet. den) Karşılıklı düşmanlık eden ve birbirine hasım olan. * Karşılıklı olarak dâvâ edenlerden herbiri.
MÜTEHASIMÎN: (Mütehasım. C.) Çekişenler, birbirlerine düşmanlık ve husumet edenler. Hasım olanlar. Karşılıklı dâva edenler.
MÜTEKASIM: (C.: Mütekasımîn) (Kısm. dan) Paylaşan, bölüşen. Bir şeyi paylaşanların beheri.
MÜTEKASİM: Kısmet eden. * Aralarında bir şey taksim edenlerin her biri. * Birbiriyle kasemleşen, andlaşan.
RASİM: Resim yapan, çizgi çizen. * Akar su.
RASİME: Âdet. Eskiden kalma âdet.
REVASİM: Akarsu.
SASİM: Kara ağaç. * Abnus ağacı.
SERASİME: f. Sersem.
SERASİMEGÎ: f. Sersemlik.
TALASİM: (Tılsım. C.) Tılsımlar.
TAVASİM: (Tavâsin) : Kur'an-ı Kerim'den tâ-sin, tâ-sin-mim sureleri.
TELASİM: (Tılsım. C.) Tılsımlar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ASIMA : Medine şehrinin diğer bir ismi.
ASIF(E) : (C.: Asıfât) Şiddetli rüzgâr, sert fırtına. (Bak: Asf)
AS : Mersin ağacı.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...