Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ASİT: Fr. Terkibindeki hidrojenin yerine element alarak tuz meydana gelmesine sebep olan ve mavi turnusolü kırmızıya çevirmek hâsiyetinde hidrojenli birleşik hamız.
ÂSİTAN: f. Kapı eşiği.
Dergâh.
Tekke.
İçerisinde 'ASİT' geçenler
ÂSİTAN: f. Kapı eşiği. * Dergâh. * Tekke.
BÂSIT: Açan. Yayan. Serici. * Ferahlık veren. * Dilediği kulunun rızkını genişlendiren Allah (C. C.). * Mücerred olup, mürekkep ve müellef olmayan. * Tıb: Bir uzvu uzatıp açan adele.
BÂSIT-ÜR-RIZK: Allah.
BASİT: Kıymetsiz. * Geniş * Yaygın olan. * Mücerred ve münferid olup, mürekkeb ve müellef olmayan. * Neş'eli. Güleryüzlü. Düz, arızasız, engelsiz. * Edb: Aruz vezinlerinden biri.
BASİT KESİR: Sûreti (payı), mahrecinden (paydasından) küçük kesir. 2/5 gibi.
BASİTA: Uzak yer.
BASİTE: Yükseklik ölçen yayvan güneş saati. * Döşeme minder. * Düz yer.
BİLÂ-VASITA: Vasıtasız. Araya biri girmeden, doğrudan doğruya.
BİLVASITA: Vâsıta ile. Birisinin vâsıta olması, aracılığı ile. * Edb: Terci' ve terkib-i bentleri teşkil eden parçaları birbirine bağlayan beyit.(Bak: Musarra')
CEHL-İ BASİT: Bilmediğini bilmek sûretiyle olan câhillik.
DÂSİTÂN: (Dâstân) f. Destan, sergüzeşt. Geçmiş hâdiseleri anlatan nesir veya nazım halinde yazı. * Şöhret.
DÂSİTÂNE-İ AŞK: Aşk hikâyesi ve destanı.
EVASIT: (Evsât. C.) Vasatlar, orta hal ve vaziyetler.
FASİT DAİRE: (Bak: Fâsid daire)
Fİ'L-İ BASİT: Gr: Basit fiil, tek kökten yapılan fiil. Meselâ: Gitmek, gelmek, olmak gibi.
ÇAŞİT: Casus.
HATT-I VÂSIT: Geo: Kenarortay. Üçgenin köşelerinin her birini karşı kenarın orta noktasına birleştiren doğru parçaları.
KAPASİTE: Fr. İçine alma, ihtiva etme kabiliyeti. * Kabiliyet, bilgi.
KASITÎN: (A, uzun okunur) Zulmeden ve haktan sapanlar. * Haklı olanlar. * Kısımlara bölenler.
MASİT: Acı su. * Bir ot cinsi.
MAŞITA: (Meşşâta) Baş tarayan.
MÜNBASİT: İnbisat eden, yayılan, genişleyen. Yaygın, münteşir, yayılmış, açık. Şen.
MAŞITA: (Meşşâta) Baş tarayan.
NAŞIT: Büyük yoldan ayrılan küçük yol. * Vahşi sığır. Bir burçtan başka burca varan yıldız. * Neşeli ve şen adam.
NAŞİTAT: Meleklerden bir tâife.
SADÂ-YI BASİT: Sesin, bir defa tekrarı.
TEKASİT: (Taksit. C.) Taksitler.
VÂSIT: Ortada bulunan. * İkisinin ortası.
VÂSITA: İki şeyi birbirine ulaştıran. * Aracı. Arada bulunan. Vasıtalık eden.
VÂSITA-İ NECAT: Necat vasıtası. Kurtuluşa sebep.
VASÎT: Hakem, aracı. * Orta.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ÂSİTAN : f. Kapı eşiği. * Dergâh. * Tekke.
ASIF(E) : (C.: Asıfât) Şiddetli rüzgâr, sert fırtına. (Bak: Asf)
AS : Mersin ağacı.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...