| Kelime | Anlam |
|---|
| ASAF: | Süleyman Peygamberin (A.S.) veziri. Vezir. Bir ot ismi. |
| ASAFÂNE: | f. Bir vezire yakışır surette ve hâlde. |
| ASAFİR: | (Usfur. C.) Serçe kuşları. |
| ASAF-REY: | Düşüncesi Asaf'ınki gibi akıllıca olan vezir. |
| İçerisinde 'ASAF' geçenler |
|---|
| ASAFÂNE: | f. Bir vezire yakışır surette ve hâlde. |
| ASAFİR: | (Usfur. C.) Serçe kuşları. |
| ASAF-REY: | Düşüncesi Asaf'ınki gibi akıllıca olan vezir. |
| BÂB-I ÂSAFÎ: | Tar: Sadrazam konağı. |
| FASAFIS: | Beyaz söğüt dedikleri ağaç. |
| HASAFE: | (C.: Hasif) Hurma yaprağından örülen kap. * Hurma yaprağı. |
| HASAFET: | Rey sağlamlığı. Hükümde kuvvet ve olgunluk. |
| İHVAN-I BÂSAFA: | Mevlevi tabirlerindendir. Saf, yani kalbinde gıll u gış bulunmayan kardeşler mânâsınadır. |
| LASAF: | Bir cins hurma. * Gübre otunun diplerinde biter hıyar gibi bir nesne. * Yapışmak. * Kurumak. * Parlamak. |
| MASAFF: | Savaş, muhârebe, harp, cidâl yeri. |
| MUTASAFFÎ: | Tasaffi eden. Saffet ve sâfilik hasıl eden. Temiz olan. Saflaşan. |
| MÜNASAFA: | (Nısf. dan) Yarıyarıya paylaşma. İki eşit parçaya ayırma. |
| MÜNASAFATEN: | Yarıyarıya olarak. |
| NASAF: | Hizmetçi, uşak. |
| NASAFE: | Hizmet etmek. |
| RASAF: | Kaldırım. Kaldırım taşları. |
| RASAFE: | (C.: Risâf) Ok üstüne sarılan kiriş. |
| RASAFET: | Dayanıklılık, sağlamlık. |
| TASAFFİ: | Saflaşmak. Durulmak. Temizlenmek. |
| TASAFFUH: | Yaprak yaprak olma. * Levha biçiminde olma, levha hâline konulma. |
| TASAFFÜR: | Sararmak. |
| TASAFÜH: | Musafaha edişmek. |
| TASAFÜN: | Suyun az olduğu zamanlarda herkese eşit miktar su vermek. |
| VASAFE: | Hizmetkârlık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ASAFÂNE : | f. Bir vezire yakışır surette ve hâlde. |
| ASA : | Genişlik. Zuhur, meydana çıkma. Büyük kadeh. |
| AS : | Mersin ağacı. |