Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ASKER: (C.: Asakir) Devlet ve memleketin muhafazası için ücretli veya ücretsiz olarak veya kur'a ile toplanarak hazır bulundurulan ve resmi elbise giyen silahlı adamlar topluluğu. Er, leşker, nefer.
ASKER: f. Devredici, seyyar.
ASKERE: Şiddet.
Asker hazırlamak.
ASKER-GÂH: f. Asker kampı, askeriyeye ait kamp.
ASKERÎ: Askere veya askerliğe ait, askere mahsus.
İçerisinde 'ASKER' geçenler
AHZ-I ASKER: Askere alma. * Askere alınma.
ASKERE: Şiddet. * Asker hazırlamak.
ASKER-GÂH: f. Asker kampı, askeriyeye ait kamp.
ASKERÎ: Askere veya askerliğe ait, askere mahsus.
BÂB-I SERASKERÎ: Serasker kapısı. Eski Milli Müdafaa Vekâleti. Milli Savunma Bakanlığı. Şimdiki İstanbul Üniversitesi'nin kapısı.
CÜRDE ASKERİ: Eskiden hacca giden kafilelerin muhafızlığını yapan asker.
DÂR-I ŞURA-YI ASKERÎ: 1296 yılında lağvolunan bu yüksek askeri meclis 1253 yılının muharrem ayında kurulmuştu. 1259 tarihinde çıkarılan kanun ile vazifesi tesbit edildi. Askeri ve mülki ricâlden onbir daimi, altı tane ise geçici azası bulunan bu mecliste bir reis ve bir de müftü yer alıyordu.
DEVAİR-İ ASKERİYE: Askerî daireler.
ERKÂN-I ASKERİYE: Yüksek rütbeli askerler. Zabitler, subaylar.
ERZAK-I ASKERİYYE: Askere verilen erzak.
FIRKA-İ ASKERİYE: Askerî fırka, tümen.
HAYAT-I ASKERİYYE: Askerlik hayatı.
HİZMET-İ ASKERİYE: Askerlik hizmeti. Askerlik vazifesi.
İANE-İ ASKERİYE: Tanzimattan sonra cizye yerine Hristiyan tebeadan alınan vergi. Bu vergi sonradan "bedel-i askerî" adını almış ve 1908 Temmuz inkılâbına kadar devam etmiştir.
İDARE-İ ASKERİYE: Askerlik işleriyle meşgul olan idare.
ISLAHAT-I ASKERİYE: Askerlikte yapılan ıslahatlar. Askerî ıslahat.
KANUN-U ASKERÎ: Askerlik kanunu.
KAVANİN-İ ASKERİYE: Askeri kanunlar.
KAZASKER: İlmiye mesleğinin en yüksek mertebelerinden biri. Lügat mânası asker kadısı, ordu kadısı demektir. Osmanlılarda Kazaskerliğin ihdası Sultan I.Murat zamanındadır. İlk Kazasker de "Çandarlı Kara Halil"dir.
MAHAKİM-İ ASKERİYE: Askerî mahkemeler.
MEŞY-İ ASKERÎ: Asker yürüyüşü. Askerî yürüyüş.
MUALLEM ASKER: Tâlim görmüş asker.
MUASKER: (Asker. den) Ordu yeri, asker karargâhı. Ordunun muharebe zamanında toplandığı yer.
MÜFREZE-İ ASKERİYE: Asker müfrezesi.
MÜHİMMÂT-I ASKERİYE: Askeri malzeme.
MEŞY-İ ASKERÎ: Asker yürüyüşü. Askerî yürüyüş.
NAKLİYAT-I ASKERİYE: Askerî kıt'aların; top, tüfek, cephane, teçhizat ve levazımatı ve her türlü seferî ihtiyaçlarıyla birlikte bir yerden kaldırıp başka bir yere gönderilmesi, nakledilmesi. Askerî nakliyat.
RÜTEB-İ ASKERİYE: Askerlik rütbeleri.
SERASKER: f. Ordu kumandanı. Komutan. * Harbiye nâzırı, milli savunma bakanı.
TECHİZÂT-I ASKERİYE: Askerî teçhizat, askerî donatım.
TESLİHÂT-I ASKERİYE: Askerin silâhlandırılması.
UMUR-U ASKERİYE: Askerlik işleri.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ASKERE : Şiddet. * Asker hazırlamak.
ASKERE : Şiddet. * Asker hazırlamak.
ASK : Lâzım olmak, lüzumlu olmak.
AS : Mersin ağacı.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...