Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ASL: Yelmek. Seğirtmek.
ASL: Temel, esas, kök. Bidâyet. Mebde', dip, hakikat. Hâlis, sâfi. Haseb ve neseb. Soy sop. Zâten, en ziyâde.
ASL-I MEYYİT: Huk: Ölen kimsenin babası, babasının babası ve ilh...
ASLA': Başının tepesinde ve önünde kıl olmayan.
Küçük başlı.
ASLA: Hiçbir zaman.
ASLÂB: (Sulb. C.) Sulbler, beller.
ASLÂD: Sert, katı ve düz. (Çakmak taşı hakkında). Ateşsiz.
Cimri, hasis, pinti.
ASLAH: Kulağı hiç işitmeyen.
ASLAH: En sâlih. Daha sâlih.
ASLAHAKELLAH: Allah seni ıslâh etsin (meâlinde duâ).
ASLAH TARİK: En selâmetli tarz. En salih usul, yol.
ASLAT: Koyu, sahin.
ASLEKA: Serabın fazla olması.
ASLEM: Kulağı kesik olan, kesik kulaklı.
ASLEN: Kök veya soy bakımından, aslında, esasında; temelden, kökten.
ASLÎ: Asla aid ve müteallik.
ASLİYYET: Asl'ın hususiyeti ve hâli. Hususilik, mümtaziyet, seçkinlik.
Başka şeyler karışmamış olan bir şeyin ilk hali.
ASL Ü ESAS: Gerçek, doğru.
İçerisinde 'ASL' geçenler
AHKÂM-I FER'İYYE VE AHKÂM-I ASLİYYE: (Bak: Şeriat)
AN-ASL: Aslında, hakikatında, aslından.
ASL-I MEYYİT: Huk: Ölen kimsenin babası, babasının babası ve ilh...
ASLA': Başının tepesinde ve önünde kıl olmayan. * Küçük başlı.
ASLA: Hiçbir zaman.
ASLÂB: (Sulb. C.) Sulbler, beller.
ASLÂD: Sert, katı ve düz. (Çakmak taşı hakkında). Ateşsiz. * Cimri, hasis, pinti.
ASLAH: Kulağı hiç işitmeyen.
ASLAH: En sâlih. Daha sâlih.
ASLAHAKELLAH: Allah seni ıslâh etsin (meâlinde duâ).
ASLAH TARİK: En selâmetli tarz. En salih usul, yol.
ASLAT: Koyu, sahin.
ASLEKA: Serabın fazla olması.
ASLEM: Kulağı kesik olan, kesik kulaklı.
ASLEN: Kök veya soy bakımından, aslında, esasında; temelden, kökten.
ASLÎ: Asla aid ve müteallik.
ASLİYYET: Asl'ın hususiyeti ve hâli. Hususilik, mümtaziyet, seçkinlik. * Başka şeyler karışmamış olan bir şeyin ilk hali.
ASL Ü ESAS: Gerçek, doğru.
BED-ASL: f. Aslı kötü, soyu fena.
CASLİK: (Cesâlik) Nasrâniler hakîmi. * Çokluk, kesret.
ECZÂ-İ ASLİYE: Vücudda temel teşkil eden parçalar ve kısımlar, unsurlar.
EDİLLE-İ ASLİYE: (Bak: Edille-i erbaa)
FASL: (Fasıl) İki şey arasındaki ek yeri. Mafsal. * Hak söz. Hak ile bâtılın arasını fark ve temyiz ile olan hüküm ve kaza. (Buna "Faysal" da denir) Halletmek. Ayrılma. Çözme. * Bölüm. * Mevsim. * Aynı makamda çalınan şarkı. * Çocuğu memeden kesmek. * Birini zemmetmek. Gıybet.
FASL-I BAHAR: İlkbahar.
FASL-I GÜL: Gül mevsimi, ilkbahar.
FASL-I HARİF: Güz mevsimi.
FASL-I HAZÂN: Sonbahar, güz.
FASL-I HİTÂB: İki söz arasını ayıran kelime veya isimlerden biri. Önsözden sonra asıl maksada giriş. * Fık: Şahitlerin gösterdiği delil veya yeminlerinden sonra hâkimin hükmetmesi. * Hakkı bâtıldan ayırarak, nizaı ayırt edip kesmek ve halletmek. Herşeyi kemal-i vüzuh ile fasledip hakikatını göstermek.
FASL-I ŞİTÂ: Kış mevsimi.
FASL-I ZAMANIN SAHİFE-İ SELÂSESİ: Geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. * Asr-ı saadetten evvelki devir, Asr-ı saadet ve ondan sonraki zamanlar.
FİLASL: (Fi-l-asl) Aslında olduğu gibi.
FASL-I ZAMANIN SAHİFE-İ SELÂSE: Geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. * Asr-ı saadetten evvelki devir, Asr-ı saadet ve ondan sonraki zamanlar.
GARAZ-I ASLÎ: Asıl gaye, esas maksad.
GASL: Yıkama. Gusül. Şartlarına uygun şeklide boy abdesti almak. (Bak: Gusül) * Birisini döğüp vücudunu acıtmak.
GASL-İ MEYYİT: Ölünün yıkanması.
GASLAK: Pişmemiş ve tuzlanmamış olan şey.
HALL Ü FASL: Çözme ve ayırma. Açıklayarak bitirme. Bir mes'eleyi müsbet bir neticeye bağlama.
HARF-İ ASLÎ: Gr: Arabça bir kelimenin kökünü teşkil eden harften olan. (Ekserisi üç harften ibaret olur.)
HASL: Fena huylu olma. Kötü haslet sahibi olma.
HASL: Zayıflık.
HASLE: Göbekle kasık arası.
HASLE: (C.: Husul) Hurma koruğu.
HASLET: Huy. Ahlâk. Yaradılıştan olan tabiat.
HASLET-İ CEMİLE: Güzel ve iyi huy.
HASLET-İ HAMİDE: Medih ve senâ edilmeğe, övülmeğe lâyık olan güzel ahlâk ve haslet.
HASLET-İ HAMRÂ: Hamiyet, gayret veya mahcubiyetten gelen ve yüz kızarması suretinde görünen güzel haslet.
HAŞL: Herşeyin âdisi, bayağısı.
HAVAİC-İ ASLİYE: Fık: Mesken ile, eve lüzumlu eşyadan ve kışlık, yazlık elbise ile lüzumlu silâhtan, âletten, kitaptan ve binek (hayvan) ile hizmetçi ve bir aylık - sahih görülen diğer bir kavle göre; bir senelik - nafakaya mahsus erzaktan ibârettir.
HEY'ET-İ ASLİYE: Aslındaki şekil ve suret.
HURUF-U ASLİYE: (Bak: Harf-i aslî)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ASL-I MEYYİT : Huk: Ölen kimsenin babası, babasının babası ve ilh...
AS : Mersin ağacı.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...