| Kelime | Anlam |
|---|
| ASRÎ: | Devre, modaya ve israflı fantaziyelere uyan. Taklitçi. Zamana uygun. Bir devreye, asra âit ve müteallik. |
| ASRİS: | f. At koşturulan meydan, hipodrom. |
| İçerisinde 'ASRÎ' geçenler |
|---|
| ASRİS: | f. At koşturulan meydan, hipodrom. |
| BASRİYYUN: | Milâdi 8. yy. da Basra'da yaşamış lisaniyat âlimlerinden bir grup. |
| HASAN-I BASRİ: | (Hi: 21-110) En ileri Tâbiînden olup hadis ve fıkıhta büyük âlimlerdendir. Basra'da medfundur. Mezheb sahibi bir müçtehiddir. Sahabe-i Kiram'dan 130 zat ile görüşmüş, Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Neseî, İbn-i Mace kendisinden hadis nakletmişlerdir. |
| KASRÎ: | Zorla, cebren. |
| KASRİYYET: | Zorlama hâli. |
| MASRİF: | (Sarf. dan) Sarfetme ve harcama mahalli. |
| MUSTASRİH: | Bağırıp ağlayan. Meded bekleyen. |
| TASRİ': | Bir beytin iki mısraını da kafiyeli yapma. * Bütün mısraları kafiyeli manzume yazma. * Yere vurmak. * İki parça etmek. |
| TASRİD: | Azaltmak. |
| TASRİF: | İstediği şekilde idare etmek. Maslahatta tasarrufa izin vererek mutasarrıf kılmak. * Bir şeyi bozup değiştirerek türlü şekillere koymak, evirip çevirmek. * Gr: Bir kelimenin veya fiilin çeşitli zamanlara göre sıra ile söylenişi. Sarf kaidesi üzere kelimenin şeklini başka kelimelere tebdil eylemek. Meselâ: Türkçe'de bir fiilin tasrifi: Hal sigasına göre: Gelmek fiilinin şekli: Geliyorum, geliyorsun, geliyor, geliyoruz, geliyorsunuz, geliyorlar gibi. |
| TASRİH: | Belirtmek. Açık açık anlatmak. Zâhir ve ayân kılmak. |
| TASRİHAT: | (Tasrih. C.) Açık açık anlatmalar. İzah etmeler. |
| TASRİHEN: | Açık olarak, açıktan bildirerek. |
| TASRİYE: | Koyunun sütü çoğalsın diye birkaç gün sağmayıp bırakmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ASRİS : | f. At koşturulan meydan, hipodrom. |
| ASR : | Muttali olmak. Gözcülük etmek. |
| AS : | Mersin ağacı. |