Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ASSÂL: | Kovandan bal çıkaran, bal satan, balcı. |
| ASSALE: | Arı, bal arısı. Arı kovanı, kovan. Petek, bal peteği. |
| İçerisinde 'ASSÂL' geçenler | |
| ASSALE: | Arı, bal arısı. * Arı kovanı, kovan. * Petek, bal peteği. |
| EVSÂT-I MUFASSAL: | Kur'ân-ı Kerimin 86. suresi olan Tarık Suresinden 98. sure olan Beyyine Suresinin sonuna kadar olan surelerdir. |
| FASSAL: | Dedikoducu. Herkesin kusurunu sayıp döken. * İnsanları medh ü sena eden kimse. |
| GASSAL: | (Gasl. den) Ölü yıkayıcı. |
| KISAR-I MUFASSAL: | Kur'an-ı Kerim'de 99. sure olan Zilzal suresinden 114. olan Nas suresine kadar olan surelerdir. |
| KUVVE-İ MUHASSALA: | Muhtelif kuvvetlerin ağırlık merkezi. |
| MAHLUL-U MUFASSAL: | Tapu usulüne ait bir tâbir olup, köyler ve mezarlar tımarıydı. Berat ile verilirdi. |
| MUFASSAL: | Tafsilli, tafsilâtlı, izahlı. Geniş mâlumatlı, kısımlara ayrılıp anlatılmış. |
| MUFASSALAN: | Geniş, izahlı olarak. Tafsilâtlıca. Kısımlara ayrılıp anlatılmış olan. |
| MUHASSAL: | Netice. Husule gelen. Tahsil olunan. Hâsıl olmuş bulunan. Toplanılmış, cem'olunmuş. Hülâsa. Sözün kısası. |
| MUHASSAL-İ KELÂM: | Sözün kısası. |
| MUHASSALA: | (Husul. den) Elde edilen netice, hâsıl olan sonuç. * Fiz: Bileşke. |
| TIVAL-I MUFASSAL: | Kur'an-ı Kerim'de 49'uncudan 85'inciye kadar olan sureler. |
| VASSAL: | Ulaştıran, vasleden. Birleştiren. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ASSALE : | Arı, bal arısı. * Arı kovanı, kovan. * Petek, bal peteği. |
| ASSÂB : | İplikçi. |
| ASS : | Her nesnenin aslı, her şeyin esası. |
| AS : | Mersin ağacı. |