Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ATİK: | Sâfi nesne, saf olan şey. |
| ATİK: | (C.: Avâtik) Sırtın üst kısmı. Omuz ile boyun arası. Eski şarap. |
| ATİK: | (Atika) Esaretten serbest bırakılmış olan. Soyu temiz. Necib. Genç kız. Kadim. İhtiyar. Yavru kuş. Eski. Hz. Ebû Bekir'in (R.A.) bir nâmı. |
| ATİK: | Çabuk davranan, çevik. |
| ATİK: | Berrak, saf, temiz, karışmamış, değerli. |
| ATİKIYYAT: | Eski eserler. Eski devirlerden kalma eserleri, - daha ziyade tarih ve san'at bakımından- tetkik eden ilim. Arkeoloji. |
| İçerisinde 'ATİK' geçenler | |
| AHD-İ ATİK: | Tevrat, Zebur ve Mezamir'in bazıları, Yahudilerin eski ve mukaddes kitapları. |
| ÂSÂR-I ATİKA: | Eski eserler. |
| ATİKIYYAT: | Eski eserler. Eski devirlerden kalma eserleri, - daha ziyade tarih ve san'at bakımından- tetkik eden ilim. Arkeoloji. |
| BABA-YI ATİK: | Babaeski. (Trakya'da bir şehir) |
| BATİK: | Keskin. |
| BERR-İ ATİK: | Eski karalar. Asya, Avrupa ve Afrika. |
| BEYT-İ ATİK: | Kâbe-i Muazzama. (Çok eskiden beri Cenab-ı Hak tarafından her türlü tehlikelerden korunduğu ve kurtarıldığı ve hiçbir kimsenin ona mâlik olmayıp aslının hür olduğundan kinaye olarak bu isim verilmiştir.) |
| CUM'A-İ ATİK: | (Eski Cum'a) Osmanlılar zamanında, Bulgaristan'da Şumnu ile Razgrat arasında yer alan meşhur bir bölge. |
| DEMOKRATİK: | Fr. Demokrasiye uygun. |
| DRAMATİK: | yun. Drama benzer. Heyecan verici, acıklı. * Temsil yapılmak üzere yazılan heyecan verici veya acıklı tiyatro eseri. Acıklı olanına Trajedi, gülünç olanına da Komedi denir. |
| EBNİYE-İ ATİKA: | Eski binâlar. |
| ESLİHA-İ ATİKA: | Eski silâhlar, eski tip silâhlar. |
| FANATİK: | Fr. Bir dinin veya mezhebin çok aşırı taraftarı olan. |
| FATİK: | (C: Fitâk) Çeri ve öncü olan kimse. |
| FATİK(E): | (C.: Futtâk-Fevatik) Eline fırsat geçtikçe adam öldüren kimse. |
| HİKMET-İ ATİKA: | Eski hikmet. |
| KIYYE-İ ATİKA: | Okka. |
| KUYUDAT-I ATİKA: | Eski kayıtlar. |
| OTOMATİK: | Fr. Kurularak veya vakti gelince harekete geçen, işleyen. |
| RESATİK: | (Rustâk. C.) Köyler, çiftlikler. |
| TEOKRATİK: | Fr. Teokrasi sistemi. (Bak: Teokrasi) |
| UHUD-İ ATİKA: | Eski anlaşmalar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ATİKIYYAT : | Eski eserler. Eski devirlerden kalma eserleri, - daha ziyade tarih ve san'at bakımından- tetkik eden ilim. Arkeoloji. |
| ATİ : | Önde. Aşağıda. Sonra. Vâki olan. Gelecek zaman. |
| ATA : | t. Baba veya ecdaddan olan büyük. Önceden gelen. * Aynı soyun büyüğü. |