Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ATEŞ: | f. Odun vs. gibi maddelerin yanmasından hasıl olan hâl. Od, nâr. Kızgınlık, hararet. Hiddet, gazab, şiddet. Hayvanın çevik, hareketli ve oynak olması. Yangın. Gözyaşı. Hastalık. Harb, savaş.(Ateş unsuru, kâinatın bütün kısımlarını istilâ etmiş pek büyük bir unsurdur. Bir damar gibi kâinatın yaratılışından başlayarak her tarafa dalbudak salıp gelen şu şecere-i nâriyeye nazar-ı hikmetle dikkat edilirse, bu şecerenin başında, yani sonunda büyük bir meyvenin bulunduğu anlaşılır. Evet, toprağın içinde büyük ve uzun bir damarı gören adam, o damarın başında kavun gibi bir meyvenin bulunduğunu zannetmesi gibi, âlemin her tarafında damarları bulunan şu şecere-i nâriyenin de Cehennem gibi bir meyvesinin bulunduğuna bilhads yani sür'at-i intikal ile hükmedebilir. İ.İ.) |
| ATEŞ-İ ÂB-PERVER: | Mc: Hançer, kama, kılınç. |
| ATEŞ-İ BAHAR: | Lâle. Kırmızı renkli gül. |
| ATEŞ-İ BESTE: | Hâlis kırmızı renkli altın. Donmuş ateş. |
| ATEŞ-İ HECR: | Firak ateşi, ayrılık acısı. |
| ATEŞ-İ RUMÎ: | Eskiden kullanılan bir silâh çeşitidir. Kara ve deniz muharebelerinde yangın çıkartmak için kullanılırdı. |
| ATEŞ-İ TER: | Kırmızı şarap. |
| ATEŞ-BÂR: | f. Ateş yağdıran. |
| ATEŞ-BÂZ: | f. Ateşle oynayan. Hokkabaz. |
| ATEŞ-BESTE: | f. Hâlis altın, kırmızı altın. |
| ATEŞ-DÂN: | f. Mangal, ocak. |
| ATEŞ-DİDE: | f. Ateş görmüş, ateşten geçmiş. Mc: Büyük ıztırab çekmiş ve tecrübe geçirmiş adam. |
| ATEŞ-DİL: | f. Sözü dokunaklı olan. Her gördüğü güzeli seven. Pek zeki adam. |
| ATEŞ-EFRÛZ: | f. Ateş yakan, ateş tutuşturan. |
| ATEŞ-EFŞÂN: | f. Ateş saçan. |
| ATEŞEK: | f. Küçük ateş. Ateş böceği. Frengi. Berk, şimşek. |
| ATEŞ-ENGİZ: | f. Dağlama aleti. Mc: Fesatçı, ifsad yapan. |
| ATEŞ-FÂM: | f. Ateş renkli, kırmızı. |
| ATEŞ-GEDE: | f. Mecûsilerin tapındıkları yer. Mecusi mabedi. |
| ATEŞ-GİRE: | f. Çıra. Maşa. |
| ATEŞ-GÛN: | f. Ateş gibi kıpkırmızı. |
| ATEŞ-HÂR: | f. Keklik. Merhametsiz, şefkatsiz ve zalim adam. |
| ATEŞ-HİRÂM: | f. Süratle yürüyen, hızlı yürüyen. |
| ATEŞ-HÎZ: | Ateşliyen, ateş veren. |
| ATEŞ-HULK: | f. Sert tabiatlı, huysuz. |
| ATEŞÎ: | f. Hararetli, ateşli; dokunaklı. Ateş renginde. Hiddetli, öfkeli. |
| ATEŞÎN: | f. Ateşli, canlı, ateşten. Mc: Şiddetli, hiddetli. |
| ATEŞ-KÂR: | f. Külhancı. Mc: Aceleci, kızgın veya merhametsiz adam. |
| ATEŞ-MİZAC: | f. Huysuz, geçimsiz, sert tabiatlı kimse. |
| ATEŞ-NÂK: | f. Ateşli. |
| ATEŞ-NİSAR: | f. Ateş saçan. Mc: Çok öfkeli, çok kızgın. |
| ATEŞ-NÜMÂ: | f. Ateş gösteren. |
| ATEŞ-PÂ: | f. Ateş gibi. Mc: Atik, çevik. |
| ATEŞ-PARE: | f. Ateş parçası. Ateş gibi. Mc: Çok zeki, çok akıllı. Durup dinlenmeyen. |
| ATEŞ-PAŞ: | f. Ateş saçan. |
| ATEŞ-PEREST: | Ateşe tapan. Mecusi, müşrik. |
| ATEŞ-RENG: | f. Ateş renginde, kızıl renkli. |
| ATEŞ-SUHAN: | f. Dokunaklı, kalb kıracak şekilde ağır söz söyliyen. |
| ATEŞ-ZEBÂN: | f. Ateş dilli. Çok dokunaklı söz veya şiir söyleyen. |
| ATEŞ-ZEDE: | f. Yakılmış, yakılan. |
| ATEŞ-ZEN: | f. Ateş yakmak için kullanılan alet, çakmak. |
| ATEŞ-BÂZ: | f. Ateşle oynayan. Hokkabaz. |
| ATEŞ-DÂN: | f. Mangal, ocak. |
| ATEŞ-EFŞÂN: | f. Ateş saçan. |
| ATEŞ-HÂR: | f. Keklik. Merhametsiz, şefkatsiz ve zalim adam. |
| ATEŞ-HÎZ: | Ateşliyen, ateş veren. |
| ATEŞ-MİZAC: | f. Huysuz, geçimsiz, sert tabiatlı kimse. |
| ATEŞ-NÂK: | f. Ateşli. |
| ATEŞ-NÜMÂ: | f. Ateş gösteren. |
| ATEŞ-PÂ: | f. Ateş gibi. Mc: Atik, çevik. |
| İçerisinde 'ATEŞ' geçenler | |
| ATEŞ-İ ÂB-PERVER: | Mc: Hançer, kama, kılınç. |
| ATEŞ-İ BAHAR: | Lâle. * Kırmızı renkli gül. |
| ATEŞ-İ BESTE: | Hâlis kırmızı renkli altın. * Donmuş ateş. |
| ATEŞ-İ HECR: | Firak ateşi, ayrılık acısı. |
| ATEŞ-İ RUMÎ: | Eskiden kullanılan bir silâh çeşitidir. Kara ve deniz muharebelerinde yangın çıkartmak için kullanılırdı. |
| ATEŞ-İ TER: | Kırmızı şarap. |
| ATEŞ-BÂR: | f. Ateş yağdıran. |
| ATEŞ-BÂZ: | f. Ateşle oynayan. Hokkabaz. |
| ATEŞ-BESTE: | f. Hâlis altın, kırmızı altın. |
| ATEŞ-DÂN: | f. Mangal, ocak. |
| ATEŞ-DİDE: | f. Ateş görmüş, ateşten geçmiş. * Mc: Büyük ıztırab çekmiş ve tecrübe geçirmiş adam. |
| ATEŞ-DİL: | f. Sözü dokunaklı olan. * Her gördüğü güzeli seven. * Pek zeki adam. |
| ATEŞ-EFRÛZ: | f. Ateş yakan, ateş tutuşturan. |
| ATEŞ-EFŞÂN: | f. Ateş saçan. |
| ATEŞEK: | f. Küçük ateş. * Ateş böceği. * Frengi. * Berk, şimşek. |
| ATEŞ-ENGİZ: | f. Dağlama aleti. * Mc: Fesatçı, ifsad yapan. |
| ATEŞ-FÂM: | f. Ateş renkli, kırmızı. |
| ATEŞ-GEDE: | f. Mecûsilerin tapındıkları yer. Mecusi mabedi. |
| ATEŞ-GİRE: | f. Çıra. * Maşa. |
| ATEŞ-GÛN: | f. Ateş gibi kıpkırmızı. |
| ATEŞ-HÂR: | f. Keklik. * Merhametsiz, şefkatsiz ve zalim adam. |
| ATEŞ-HİRÂM: | f. Süratle yürüyen, hızlı yürüyen. |
| ATEŞ-HÎZ: | Ateşliyen, ateş veren. |
| ATEŞ-HULK: | f. Sert tabiatlı, huysuz. |
| ATEŞÎ: | f. Hararetli, ateşli; dokunaklı. * Ateş renginde. * Hiddetli, öfkeli. |
| ATEŞÎN: | f. Ateşli, canlı, ateşten. * Mc: Şiddetli, hiddetli. |
| ATEŞ-KÂR: | f. Külhancı. * Mc: Aceleci, kızgın veya merhametsiz adam. |
| ATEŞ-MİZAC: | f. Huysuz, geçimsiz, sert tabiatlı kimse. |
| ATEŞ-NÂK: | f. Ateşli. |
| ATEŞ-NİSAR: | f. Ateş saçan.* Mc: Çok öfkeli, çok kızgın. |
| ATEŞ-NÜMÂ: | f. Ateş gösteren. |
| ATEŞ-PÂ: | f. Ateş gibi. * Mc: Atik, çevik. |
| ATEŞ-PARE: | f. Ateş parçası. Ateş gibi. * Mc: Çok zeki, çok akıllı. * Durup dinlenmeyen. |
| ATEŞ-PAŞ: | f. Ateş saçan. |
| ATEŞ-PEREST: | Ateşe tapan. Mecusi, müşrik. |
| ATEŞ-RENG: | f. Ateş renginde, kızıl renkli. |
| ATEŞ-SUHAN: | f. Dokunaklı, kalb kıracak şekilde ağır söz söyliyen. |
| ATEŞ-ZEBÂN: | f. Ateş dilli. Çok dokunaklı söz veya şiir söyleyen. |
| ATEŞ-ZEDE: | f. Yakılmış, yakılan. |
| ATEŞ-ZEN: | f. Ateş yakmak için kullanılan alet, çakmak. |
| ATEŞ-BÂZ: | f. Ateşle oynayan. Hokkabaz. |
| ATEŞ-DÂN: | f. Mangal, ocak. |
| ATEŞ-EFŞÂN: | f. Ateş saçan. |
| ATEŞ-HÂR: | f. Keklik. * Merhametsiz, şefkatsiz ve zalim adam. |
| ATEŞ-HÎZ: | Ateşliyen, ateş veren. |
| ATEŞ-MİZAC: | f. Huysuz, geçimsiz, sert tabiatlı kimse. |
| ATEŞ-NÂK: | f. Ateşli. |
| ATEŞ-NÜMÂ: | f. Ateş gösteren. |
| ATEŞ-PÂ: | f. Ateş gibi. * Mc: Atik, çevik. |
| ATEŞ-PAŞ: | f. Ateş saçan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ATEŞ-İ ÂB-PERVER : | Mc: Hançer, kama, kılınç. |
| ATEBAT : | (Atebe. C.) Eşikler, basamaklar.* İranlıların mukaddes ziyaret yeri. |
| ATA : | t. Baba veya ecdaddan olan büyük. Önceden gelen. * Aynı soyun büyüğü. |