| Kelime | Anlam |
|---|
| ATK: | Bulaşmak. Kurumak. |
| ATK: | Esiri serbest bırakmak. Köleyi âzat eylemek. (Bak: Itk) |
| İçerisinde 'ATK' geçenler |
|---|
| FATK: | Kırma, ayırma, yarma, çatlatma. * "Kasık yarığı" denilen bir hastalık. * Elbisenin dikişlerini sökmek. |
| HATK (HATKÂN): | Yürürken adımların birbirine yakın olması. * Yönelmek, teveccüh etmek. |
| İFRATKÂR: | f. Pek ileri giden. Haddini aşan. |
| İHTİYATKÂR: | f. İhtiyatlı, ilerisini düşünen. |
| İHTİYATKÂRANE: | f. İhtiyatla, sakınganlıkla. |
| İLTİFATKÂR: | İltifat eden, mültefit. Hal hatır sorup gönül alan. |
| İLTİFATKÂRANE: | f. İltifat edene yakışır şekilde. |
| KANAATKÂR: | f. Kanaat sâhibi. Kanaat edip az şeyle iktifâ eden. |
| KANAATKÂRANE: | f. Kanaat sâhibi bir kimseye yakışır tarzda. |
| MASLAHATKÂRÂNE: | f. Maslahata, işe ve maksada uygun surette. |
| MÜMAŞATKÂR: | f. Dost geçinerek, kusurlara göz yumarak, müdara suretiyle. |
| MÜMAŞATKÂR: | f. Dost geçinerek, kusurlara göz yumarak, müdara suretiyle. |
| NASİHATKÂR: | f. Nasihat eden, öğüt veren. |
| RATK: | Ulaşmak, yetişmek. |
| SADAKATKÂR: | f. Sâdık, sadakat sahibi. |
| SAN'ATKÂR: | f. Usta, san'atçı. |
| SAN'ATKÂRANE: | f. San'atlı olarak, özenip meharetle yapılmak suretiyle, sanatkâra yakışır şekilde. |
| SEBATKÂR: | f. Sağlam, yerinden oynamaz. * Ahdine, vefakârlığına sâdık ve sağlam olan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ATA : | t. Baba veya ecdaddan olan büyük. Önceden gelen. * Aynı soyun büyüğü. |