Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ATL: | şerir. Sert tabiatlı. Yaramaz. Şiddetle çekmek. |
| ATLAB: | (Tâlib. C.) Arayanlar, talibler; bilhassa talebeler. (Tılb. C.) Kadın peşinde dolaşanlar, zamparalar. |
| ATLAL: | (Talel. C.) şekiller, biçimler. |
| ATLAS: | İpekten yapılmış kumaş. Üstü ipek, altı pamuk kumaş. Düz tüysüz. Büyük harita. Atlas Okyanusu. |
| ATLAS: | (Talas. C.) Eskitmeler, yıpratmalar. Eski, aşındırılmış, yıpranmış. |
| ATLE: | (C. Utül) Rende. Yoğun büyük asâ. Büyük iğne demiri. Farisî yayı. Doğurmamış dişi deve. |
| ATLES: | Eski, yırtık, yıpranmış, aşındırılmış. |
| ATLETİZM: | yun. Çeviklik, atiklik, kuvvet gibi beden kabiliyetlerini inkişaf ettirmeğe yarayan ve koşu, atlama, ağırlık kaldırma ve atma gibi, tek başına yapılan bedeni çalışmalar. |
| ATLİYE: | (Tılâ. C.) Merhemler. |
| İçerisinde 'ATL' geçenler | |
| ALTIPATLAR: | Revolver denilen mükerrer ateşli, altı mermi alan tabanca. |
| ASHÂB-I MATLUB: | Huk : İflâs hâlinde bulunan şahsın, kanuni alacaklılarının yekûnü. |
| ATLAB: | (Tâlib. C.) Arayanlar, talibler; bilhassa talebeler.* (Tılb. C.) Kadın peşinde dolaşanlar, zamparalar. |
| ATLAL: | (Talel. C.) şekiller, biçimler. |
| ATLAS: | İpekten yapılmış kumaş. Üstü ipek, altı pamuk kumaş. * Düz tüysüz. * Büyük harita. * Atlas Okyanusu. |
| ATLAS: | (Talas. C.) Eskitmeler, yıpratmalar. * Eski, aşındırılmış, yıpranmış. |
| ATLE: | (C. Utül) Rende. * Yoğun büyük asâ. * Büyük iğne demiri. Farisî yayı. * Doğurmamış dişi deve. |
| ATLES: | Eski, yırtık, yıpranmış, aşındırılmış. |
| ATLETİZM: | yun. Çeviklik, atiklik, kuvvet gibi beden kabiliyetlerini inkişaf ettirmeğe yarayan ve koşu, atlama, ağırlık kaldırma ve atma gibi, tek başına yapılan bedeni çalışmalar. |
| ATLİYE: | (Tılâ. C.) Merhemler. |
| BAHR-İ MUHİT-İ ATLASÎ: | (Bahr-ı Muhit-i Garbî) Atlas Okyanusu. |
| DEVLETLÜ SEMÂHATLÜ: | Zamanında Şeyh-ül İslâmlara verilen bir ünvan. |
| HATLA': | Kulakları sarkık olan kadın. (Müz: Ahtal) |
| HEM-MATLA': | Güneş ve ay gibi gök cisimlerinin ufakta doğdukları yerin veya zamanların aynı oluşu. Aynı meridyen üzerinde olup ay ve güneşi aynı saatlerde gören ülkeler. |
| HÜSN-Ü MATLA': | Edb: Bir gazelin ikinci beyti. |
| İSTİFHAM EDATLARI: | Gr: Arabçada: E, men, keyfe, ma. |
| KATL: | (C.: Mekâtıl) Kesmek. |
| KATL: | Öldürmek. |
| KATL-İ ÂM: | Bir yerde çoklarının öldürülmesi. Herkesi kılıçtan geçirme. Toptan imha. |
| KATL-İ AMD: | Huk: Kasden ve bile bile öldürme. |
| KATL-İ NEFS: | İntihar. Kendi kendini öldürme. |
| KATL-İ NÜFUS: | Adam öldürme. |
| KATLÂ: | (Katîl. C.) Öldürülmüş kimseler. |
| KATLGÂH: | f. Öldürme yeri. Cinayet mahalli. |
| KEFFARET-İ KATL: | Bir müslümanı veya bir zımmiyi amden değil de bir hata neticesi olarak öldüren bir müslümana lâzım gelen keffârettir ki; muktedir ise, bir mü'min köle âzad etmekten; buna muktedir değilse, iki ay muttasıl oruç tutmaktan ibârettir. |
| LEVS-ÜL KATL: | Birisini katletmekle müttehem olan şahısta, katlin nişânesi veyahut maktul ile aralarında zâhir bir düşmanlık bulunması gibi alâmet ve karineler. |
| MATL: | Atlatma, geçirme, defetme. * Çekme. |
| MATLA': | Güneş veya yıldızların doğdukları yer, ufuktan çıktıkları yer. * Yıldız veya güneşin zuhur etmesi. * Edb: Kaside ve gazelin kafiyeli olan ilk beyti. (Bak: Musarra') |
| MATLAB: | İstek, istenilen şey. * Hallolunacak mesele. Mebhas. * Kaziye. |
| MATLAB-I DİL-HAH: | Gönlün isteği, arzu, maksad. |
| MATLUB: | İstek, istenilen şey. * Alacak. Ödünç verilmiş. |
| MATLUBAT: | (Matlub. C.) İstenilen, talebedilen ve aranılan şeyler. * Alacaklar. Ödünç olarak verilmiş olan şeyler. |
| MATLUL: | (C.: Matâlil) Yaş, ıslâk. * Islanmış, nemlenmiş. |
| Nİ'ME-L MATLUB: | Tam aradığımız. İsteyip aradığımızın en âlâsı. |
| RATL: | (Ratıl) Eskiden kullanılan sıvı ölçüsü olup bâzı yerlerde yüzotuz dirhem sayılmıştır. Bâzen oniki kıyyedir. Kıyye kırk dirhemdir. |
| SATL: | Kova, tas, küçük leğen. |
| ŞART EDATLARI: | (Huruf-u şartiye) Bunlara "Şart isimleri" de denir. Arapçada şart mânâsını ifade eden edatlar: İn, Men, Ma, Mehmâ, Eyyü, Metâ, Eynemâ, Eyyâne, Ennâ, Haysümâ, Keyfemâ. $Bu edatlar iki fiili (şart ve ceza fiillerini) cezmederler. Şart mânâsını ifade eden edatlardan sonra gelen ilk fiil, şart; ikincisi de, cevab veya ceza adını alır. İkinci fiilin meydana gelebilmesi, birinci hükmün meydana gelmesine bağlıdır. |
| TATLİK: | Boşamak. Karısını terk edip nikâhını feshetmek. |
| TATLİM: | Yüzüne eliyle vurmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ATLAB : | (Tâlib. C.) Arayanlar, talibler; bilhassa talebeler.* (Tılb. C.) Kadın peşinde dolaşanlar, zamparalar. |
| ATA : | t. Baba veya ecdaddan olan büyük. Önceden gelen. * Aynı soyun büyüğü. |